Festival Meşalesi Tarihin Başkentinde Yanıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin marka değerini artırmak amacıyla hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılı yolculuğuna görkemli bir başlangıç yapıyor. Festivalin bu yılki ilk durağı, köklü geçmişi ve mistik atmosferiyle büyüleyen Şanlıurfa olarak belirlendi. 25 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan bu dev organizasyon, şehri adeta açık hava müzesinden canlı bir sanat merkezine dönüştürecek. Şanlıurfa’nın dar sokaklarından modern meydanlarına kadar her köşe, festivalin coşkusuyla dolup taşarken, yerli ve yabancı binlerce turistin bu tarihi şölene tanıklık etmesi bekleniyor.

Bakan Ersoy’dan Şanlıurfa İçin Vizyoner Mesajlar
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin başlangıç noktası olarak Şanlıurfa’nın seçilmesinin tesadüf olmadığını vurgulayarak, şehrin kültürel derinliğine dikkat çekti. Bakan Ersoy, Şanlıurfa’da başlayacak olan Kültür Yolu heyecanının tüm Türkiye’ye yayılacağını belirtti. Bakanlığın yürüttüğü bu proje ile Şanlıurfa’nın sadece bir tarım veya ticaret şehri değil, aynı zamanda küresel bir kültür destinasyonu olduğu gerçeği bir kez daha pekiştirilecek. Bakan Ersoy, festivalin kapsayıcı yapısı sayesinde toplumun her kesiminin sanatla buluşacağını ve kentin tarihi mirasının modern sunumlarla geleceğe taşınacağını ifade etti.

Dokuz Gün Boyunca Sanatla Örülü Bir Rota
Festival takvimi, her yaştan ve her zevkten insana hitap edecek şekilde titizlikle planlandı. 25 Nisan sabahı itibarıyla başlayacak etkinlikler; dev konserlerden dijital sergilere, geleneksel el sanatlarından modern tiyatro gösterilerine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Şehrin tarihi dokusunu yansıtan mekanlar, özel ışıklandırmalar ve enstalasyonlarla bambaşka bir kimliğe bürünecek. Ziyaretçiler, Balıklıgöl’ün huzurlu atmosferinde bir sergiyi gezerken, birkaç sokak ötede uluslararası sanatçıların sahne performanslarına şahitlik edebilecekler. Bu yoğun program, Şanlıurfa’yı festival süresince Türkiye’nin en dinamik şehri haline getirecek.

Kadim Mirasın Gastronomi ve Çocuk Etkinlikleriyle Buluşması
Şanlıurfa denilince akla gelen ilk unsurlardan biri olan zengin mutfak kültürü, festivalin ana damarlarından birini oluşturuyor. UNESCO Gastronomi Şehri yolunda emin adımlarla ilerleyen kentte, geleneksel lezzetlerin usta şefler tarafından yorumlandığı atölye çalışmaları ve tadım etkinlikleri düzenlenecek. Öte yandan, gelecek nesillerin kültürle bağ kurması amacıyla çocuklar için de özel alanlar oluşturuldu. Çocuk kütüphaneleri, kukla gösterileri ve yaratıcı atölyelerle minik misafirler eğlenirken öğrenme fırsatı yakalayacak. Bu bütüncül yaklaşım, festivalin sadece yetişkinlere değil, ailelerin tamamına hitap eden bir deneyim olmasını sağlıyor.

“Şanlıurfa, sahip olduğu köklü ve kadim mirasıyla Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en anlamlı duraklarından biridir. Festival boyunca bu toprakların binlerce yıllık hikayesini; müzikle, resimle ve gastronomiyle tüm dünyaya anlatacağız. Şanlıurfa’nın her sokağı sanatın merkezi olacak ve bu heyecan şehrin turizm ekonomisine de büyük bir ivme kazandıracak. 25 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında tüm kültür sanat dostlarını, tarihin sıfır noktasında bu eşsiz deneyimi paylaşmaya davet ediyoruz. Şanlıurfa artık sadece geçmişiyle değil, geleceğe uzanan bu büyük sanat köprüsüyle de anılacaktır.”

Şanlıurfa’nın Festival Deneyiminde Üçüncü Perde
Bu yıl üçüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak olan Şanlıurfa, bu alandaki tecrübesiyle çıtayı her geçen yıl daha da yukarı taşıyor. Geçmiş yıllardaki başarısını bu yılki genişletilmiş içerikle taçlandırmayı hedefleyen kent, misafirperverliğiyle ziyaretçilerini karşılamaya hazır. Festivalin yerel ekonomiye sağlayacağı katkı ve kentin uluslararası tanıtımına sunduğu fırsat, Şanlıurfa’nın kalkınma hedefleriyle tam bir uyum içeriyor. Tarihin, müziğin ve lezzetin harmanlandığı bu dokuz günlük maratonun sonunda, Şanlıurfa’nın hafızalarda silinmez bir iz bırakacağı ve kültür turizmindeki liderliğini perçinleyeceği öngörülüyor.Haber Feyzi DONAN





