Siverek'in Gururu TRT Sahnesinde Parladı
Sanat, bazen en zorlu koşullardan en parlak hikayeleri çıkarır. Şanlıurfa'nın Siverek'in yetiştirdiği genç yönetmen Onur Sürek, bu sözün canlı bir kanıtı oldu. 17. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri gibi son derece prestijli bir platformda, "Mevcut Üç" adını taşıyan dokunaklı belgeseliyle ikincilik ödülüne layık görüldü. İstanbul'un tarihi atmosferinde, Grand Pera'da gerçekleşen ve TRT Belgesel ekranlarından canlı yayınlanan görkemli törende Sürek, ödülünü TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı'nın elinden alarak hem memleketi Siverek'i hem de sinema tutkusunu gururla temsil etti.

Beyaz Esaretin Ortasında Yanan Eğitim Ateşi: 'Mevcut Üç'
Onur Sürek'in ödüllü belgeseli, izleyenleri Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı Uzuntaş köyünün çetin kışına götürüyor. Yaklaşık 7 ay süren zorlu çekimlerle tamamlanan film, kar nedeniyle yolların kapandığı, iletişimin kesildiği ve hayatın adeta durma noktasına geldiği bir coğrafyada, bir köy öğretmeninin ve onun "mevcut üç" öğrencisinin sarsılmaz eğitim mücadelesini anlatıyor. Belgesel, beyaz bir esaretin ortasında, birleştirilmiş bir sınıfta yanan eğitim ateşinin ne kadar güçlü olabileceğini, tüm imkansızlıklara rağmen umudun nasıl yeşerdiğini çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor.

Gözyaşlarıyla Gelen Mutluluk: Unutulmaz Ödül Anı
Ödül töreninde ismi anons edildiğinde genç yönetmen Onur Sürek, yaşadığı yoğun duyguları gizleyemedi. Sahneye çıkarken ve ödülünü alırken gözyaşlarını tutamayan Sürek, bu anların kendisi için ne kadar anlamlı olduğunu tüm samimiyetiyle gösterdi. Yaptığı kısa ama etkili konuşmada, bu başarının kendisi için ne ifade ettiğini şu sözlerle özetledi:
"Çok mutluyum. Anadolu’yu anlatmaya devam edeceğim."
Bu cümle, sadece bir teşekkür değil, aynı zamanda genç bir sanatçının gelecekteki misyonunu ve bu topraklara olan derin bağlılığını ilan etmesiydi.
Bir Başarının Ötesi: Yükselen Bir Kariyerin Ayak Sesleri
Onur Sürek için TRT Belgesel Ödülü, parlayan kariyerindeki önemli bir kilometre taşı olsa da, bu onun ilk büyük başarısı değil. Geçtiğimiz yıl ilk filmi "Çukurova’nın Kara Ekmeği" ile Türkiye'nin en köklü festivallerinden biri olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde finale kalma başarısı göstererek adından söz ettirmişti. TRT'deki sürecin, ön jüri ve seçici kuruldan aldığı geri bildirimlerle kendisi için büyük bir tecrübe olduğunu belirten Sürek, bu birikimi 3. belgesel filmine yansıtacağını ifade ederek sinema yolculuğuna kararlılıkla devam edeceğinin sinyallerini verdi.
Bir Filmin Arkasındaki Güçlü Destek Ağı
Hiçbir başarının tesadüf olmadığının bilincinde olan Onur Sürek, bu yolculukta kendisine omuz verenleri de unutmadı. Bu başarının arkasında güçlü bir akademik ve manevi destek ağı olduğunu vurguladı. Başta danışman hocası Doç. Dr. Yektanurşin Duyan olmak üzere, kendisini her zaman destekleyen Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar ve Güzel Sanatlar Fakültesi'ndeki değerli hocalarına minnettarlığını dile getirdi. En büyük teşekkürü ise filmine sponsor olarak hayallerini gerçeğe dönüştüren ailesine, babası İsmet Sürek ile abileri Mehmet ve İsmail Sürek'e etti.
Siverek'ten Mardin'e Uzanan Ortak Gurur ve Gelecek
Onur Sürek'in bu anlamlı başarısı, sadece kişisel bir zafer değil, aynı zamanda Siverek'ten Mardin'e uzanan geniş bir coğrafya için ortak bir gurur vesilesi oldu. Hem memleketi Siverek'in adını ulusal bir platformda duyurdu hem de eğitim gördüğü Mardin Artuklu Üniversitesi'nin sanata ve sanatçıya verdiği desteğin ne kadar değerli olduğunu kanıtladı. "Mevcut Üç" belgeseli, Anadolu'nun saklı kalmış, dokunaklı ve ilham veren hikayelerinin anlatılmaya ne kadar değer olduğunu bir kez daha gösterirken, genç yönetmen Onur Sürek'in adını da Türkiye sinemasının gelecek vaat eden isimleri arasına şimdiden yazdırmış oldu. Haber Feyzi DONAN





