USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

Siverek’ten Başkent’e Hak Çığlığı: Feridun Şenateş’in Tarihi Mektubu Gündeme Damga Vurdu!

Siverek Engelliler Derneği Başkanı Feridun Şenateş’in Cumhurbaşkanı ve bakanlara hitaben kaleme aldığı sarsıcı mektup, engelli hakları konusunda neden yeni bir tartışma başlattı? "Engellilik bir lütuf değil, insan hakkıdır" diyen Şenateş, ÖTV muafiyetli araç düzenlemelerindeki hangi kritik noktaların "erişim hakkı ihlali" olduğunu savunuyor?

Siverek’ten Başkent’e Hak Çığlığı: Feridun Şenateş’in Tarihi Mektubu Gündeme Damga Vurdu!
08-04-2026 09:07
ŞANLIURFA

Siverek’ten Yükselen Adalet ve Erişilebilirlik Çağrısı

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde faaliyet gösteren Siverek Engelliler Derneği Başkanı Feridun Şenateş, engelli bireylerin yaşadığı hak kayıplarını ve uygulama mağduriyetlerini dile getirmek amacıyla devletin zirvesine hitaben tarihi bir mektup kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, kabine üyeleri ve milletvekillerine gönderilen bu metin, engellilik konusunu bir "yardım" faaliyetinden çıkarıp doğrudan "insan hakları" zeminine taşıyor. Şenateş, mektubunda bir toplumun medeniyet seviyesinin en güçlülerin refahıyla değil, en kırılgan kesimlerin yaşam kalitesiyle ölçüleceğini vurgulayarak, son dönemde yapılan yasal düzenlemelerin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini kararlılıkla ifade etti.

ÖTV Düzenlemesi: Bir Konfor Değil Yaşam Anahtarı

Mektubun en dikkat çekici bölümlerinden birini, kamuoyunda uzun süredir tartışılan ÖTV’siz araç alımı ve kullanım sürelerine ilişkin yapılan değişiklikler oluşturdu. Feridun Şenateş, fiziksel engeli bulunan bireyler için aracın bir lüks veya konfor unsuru olmadığını, aksine eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal katılıma kadar her kapıyı açan bir "anahtar" olduğunu belirtti. Araç yenileme sürelerinin uzatılmasının ve hakların daraltılmasının doğrudan bir erişim engeli yarattığını savunan Şenateş, hareket kabiliyetinin kısıtlanmasının bireyi toplumsal hayattan izole edeceğine dair bilimsel ve sosyolojik verilere dikkat çekti. Bu durumun sosyal devlet ilkesiyle çeliştiğini belirterek, düzenlemelerin insan onuruna yakışır bir perspektifle yeniden ele alınmasını talep etti.

Avrupa Standartları ve Sosyal Devlet Sorumluluğu

Mektubunda Türkiye’deki uygulamaları gelişmiş demokrasiler ve Avrupa İnsan Hakları standartları ile kıyaslayan Şenateş, Batı ülkelerinde uygulanan destekleyici politikalara vurgu yaptı. Avrupa genelinde engelli bireylerin ulaşım hakkının vergi muafiyetleri, hibeler ve özel donanım destekleriyle güçlü bir şekilde korunduğunu hatırlatan dernek başkanı, Türkiye’de ise tam tersi bir eğilimle hakların sınırlandırılmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Şenateş’e göre, engelli bireylerin talepleri bir ayrıcalık arayışı değil, toplumun diğer fertleriyle eşit şartlarda yaşayabilmek adına adil ve sürdürülebilir bir erişim hakkı mücadelesidir.

Engel Grupları Arasındaki Ayrıştırmaya Eleştiri

Feridun Şenateş, yapılan yeni düzenlemelerde ortopedik engelli bireylere tanınan bazı hakların, zihinsel ve görme engelli bireyleri kapsamayacak şekilde daraltılmasını "eşitlik ilkesine aykırı" bir yaklaşım olarak nitelendirdi. Sosyal devletin temel görevinin farklı engel gruplarını ayrıştırmak yerine kapsayıcı ve bütüncül çözümler üretmek olduğunu hatırlatan Şenateş, "istisnai suiistimaller" üzerinden genel hakların sınırlandırılmasının adil olmadığını ifade etti. Devlet aklının münferit kötü niyetli örnekleri değil, toplumun büyük çoğunluğunun gerçek ve hayati ihtiyaçlarını esas alması gerektiğini belirterek, kapsayıcı bir yasal zemin oluşturulması çağrısında bulundu.

“Sayın Cumhurbaşkanım; bu mesele yalnızca teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda bir insan hakları ve vicdan meselesidir. Engelli bireyler için araç, bir konfor unsuru değil; bağımsız ve onurlu yaşamın vazgeçilmez bir aracıdır. Ülkemizde araç yenileme sürelerinin uzatılması ve hakların sınırlandırılması, engelli bireylerin güvenli ve sürdürülebilir ulaşım imkanlarını ciddi şekilde zorlaştıracaktır. Devlet aklı, münferit suiistimalleri değil, toplumun gerçek ihtiyaçlarını esas almalıdır. Temennimiz, bu hayatı bizzat yaşayan bizlerin görüşlerinin karar süreçlerine dahil edilmesidir. Unutulmamalıdır ki; engelli bireyler için atılacak her doğru adım, bir medeniyet göstergesidir.”

"Biz Olmadan Bizim Hakkımızda Karar Vermeyin"

Mektubun finalinde katılımcı demokrasi vurgusu yapan Feridun Şenateş, engellilerle ilgili alınacak her kararda, bu hayatın zorluklarını bizzat göğüsleyen bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmesi gerektiğini savundu. "Engelliliği yaşamadan alınan kararlar, eksik kalmaya mahkûmdur" diyen Şenateş, toplumun en dirençli kesimi olan engellilerin sesine kulak verilmesinin bir devlet sorumluluğu olduğunu belirtti. Siverek’ten Ankara’ya gönderilen bu vicdan mektubu, engelli bireylerin sadece tüketici değil, toplumun tam ve eşit birer parçası olarak görülmesi gerektiği gerçeğini bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşıdı. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
07.04.2026 Tarihli Gazetemiz
PUAN DURUMU TÜMÜ