Bir Fotoğraf, 28 Yıllık Bir Mücadeleyi Yeniden Hatırlattı
Gazeteci Reşat Uzun’un Siverek’in il olma mücadelesini konu alan makalesi, geçmişte yaşanan önemli bir dönemi yeniden gündeme taşıdı. Uzun, gazeteci arkadaşı Ali Leylak tarafından kendisine gönderilen bir fotoğraf karesinin, 1998 yılında Siverek’te yaşanan il olma heyecanını yeniden hatırlattığını ifade etti. O yıllarda gazetecilik yapan Uzun, Siverek’in il olması yönündeki talebin yalnızca meydanlarda, toplantı salonlarında veya siyasi platformlarda değil, adliye koridorlarında da gündeme geldiğini aktardı. Siverek’in il olması gerektiğini savunan siyasi isimler hakkında açılan davaları takip ettiğini belirten Uzun, dönemin gazetecilik imkanlarıyla Milliyet gazetesi ve Kanal D ekranlarında Siverek’in il olma mücadelesini haber ve yayınlarla kamuoyuna aktarmaya çalıştığını dile getirdi.
1998’deki Heyecan Bugünün Hafızasında Yaşamaya Devam Ediyor
Aradan geçen 28 yıl, o dönemin tanıkları açısından Siverek’in il olma mücadelesinin ne kadar uzun soluklu olduğunu ortaya koyuyor. O yıllarda kullanılan kameralar, fotoğraf makineleri, gazete sayfaları, dava dosyaları ve siyasi aktörler bugün büyük ölçüde geçmişin hatıraları arasında yer alıyor. Ancak Reşat Uzun’un kaleme aldığı makaleye göre değişmeyen tek unsur, Siverek’in il olma isteği oldu. Bir dönem büyük heyecanla takip edilen süreç zaman içerisinde sessizleşse de Siverek’in beklentisi ortadan kalkmadı. Uzun, o günlerde adliye koridorlarında izlenen mücadelenin bugün adeta adliyenin tozlu raflarında bekleyen eski dosyaları hatırlattığını belirterek, zamanın birçok şeyi değiştirmesine rağmen ilçenin temel talebinin aynı kaldığına dikkat çekti.
Değişen Siyaset, Değişmeyen Siverek Talebi
Makalenin dikkat çeken bölümlerinden biri ise yıllar içerisinde yaşanan değişimlere rağmen Siverek’in il olma talebinin sürekliliğine vurgu yapılması oldu. Geçen 28 yıllık süreçte siyasetçilerin, hükümetlerin ve gündemlerin değiştiğini, dönemin önemli aktörlerinden bazılarının ise hayatını kaybettiğini ifade eden Uzun, buna rağmen Siverek’in il olma beklentisinin varlığını koruduğunu belirtti. Bugün Türkiye’nin gündeminde yeniden il olması beklenen ilçelerin konuşulması ve yeni illere ilişkin kamuoyundaki değerlendirmelerin artması, geçmişte yaşanan süreci yeniden hatırlattı. Bu gelişmeler karşısında Siverek açısından da doğal olarak “Acaba bu kez olur mu?” sorusu gündeme gelirken, yıllardır sürdürülen talebin yeniden kamuoyunda karşılık bulması dikkat çekiyor.
“İl Olmak Sadece Bir Tabela Değişikliği Değil”
Reşat Uzun, Siverek’in il olma beklentisinin yalnızca idari statünün değiştirilmesinden ibaret görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. İl statüsünün, ilçenin kamu hizmetlerine erişiminden yatırımların planlanmasına, yönetim kapasitesinden bölgesel kalkınmaya kadar birçok alanda değişiklik yaratabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
“Elbette il olmak sadece bir tabelanın değişmesi değildir. İl olmak; kamu hizmetlerine erişimin kolaylaşması, yatırımların artması, yönetim kapasitesinin güçlenmesi ve bölgesel kalkınmanın hızlanması demektir.”
Bu açıdan bakıldığında Siverek’in il olma talebinin yalnızca geçmişten miras kalan bir özlem olarak değerlendirilmemesi gerektiği, ilçenin bugünkü nüfusu, ekonomik yapısı, coğrafi konumu, tarihi geçmişi ve bölgesel ağırlığı çerçevesinde yeniden ele alınmasının önem taşıdığı ifade ediliyor.
Koçali Aymaz’ın Yıllardır Sürdürdüğü Mücadele
Siverek’in il olma mücadelesinde yıllardır ısrarını sürdüren isimlerin de bulunduğuna dikkat çeken Reşat Uzun, bu isimlerin başında Siverek İl Yaptırma Derneği Başkanı Koçali Aymaz’ın geldiğini belirtiyor. Aymaz’ın uzun yıllardır yürüttüğü çalışmalar, ilçenin il olma talebinin hafızalarda canlı tutulmasına katkı sağlayan önemli girişimler arasında gösteriliyor. Siverek’in geçmişten bugüne uzanan bu beklentisinin farklı dönemlerde yeniden gündeme gelmesi, ilçede il olma konusunda toplumsal bir talebin sürekliliğine işaret ediyor. 1998 yılında adliye koridorlarında takip edilen davaların üzerinden yıllar geçmesine rağmen o günlerin konusu bugün hâlâ konuşuluyorsa, bunun Siverek’in il olma isteğinin yalnızca bir döneme ait olmadığını gösterdiği değerlendiriliyor.
1998’de Yarım Kalan Hikâye 2026’da Yeniden Yazılabilir mi?
Reşat Uzun’un makalesi, Siverek’in il olma hayalini geçmişten bugüne uzanan bir hikâye olarak yeniden gündeme taşırken, önümüzdeki dönemde ilçenin beklentisinin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu. 28 yıl önce çekilen bir fotoğrafın bugün yeniden hatırlanması, zaman içerisinde değişen siyasi ve toplumsal şartlara rağmen Siverek’in il olma talebinin neden hâlâ gündemde olduğunu da ortaya koyuyor. Uzun’un anlatımında yer verdiği gibi, belki yıllardır raflarda bekleyen dosyaların üzerindeki toz bir gün silinecek ve Siverek’in 1998’de başlayan hikâyesi yeni bir sayfayla devam edecek. İlçe girişinde bir gün “Siverek İl Sınırı” tabelasının görülmesi halinde, yıllar önce bu mücadeleyi takip edenlerin geriye dönüp “Biz bu hayali daha 1998’de konuşuyorduk” demesi belki de o uzun bekleyişin en anlamlı karşılığı olacak. Siverek’in il olma hayalinin gerçeğe dönüşmesi yönündeki temenni ise ilçede bu mücadeleyi sürdürenlerin en büyük beklentisi olmaya devam ediyor. Haber Feyzi DONAN
Reşat Uzun'un Kalemiyle
SİVEREK’İN İL OLMA HAYALİ
Gazeteci arkadaşım Ali Leylak'ın bana gönderdiği bir fotoğraf karesi O günlerin heyecanını hatırlattı. Bazı hayaller vardır, üzerinden yıllar geçse de eskimez. Siverek’in “il olma” hayali de bunlardan biri…
Takvimler 1998’i gösteriyordu. Siverek’in il olması yönündeki mücadele sadece sokakta, meydanlarda ve toplantı salonlarında değil; adliye koridorlarında da konuşuluyordu. O yıllarda gazetecilik yapıyordum.
Siverek’in il olması gerektiğini savunan siyasi liderlere açılan davaları takip ediyordum. Adliye koridorlarında, duruşma salonlarında bu mücadelenin izlerini sürüyorduk. O günlerde Milliyet gazetesinde KanalD'de Siverek’in il olma mücadelesine haberleriyle ve yayınlarıyla destek vermeye çalışıyordum.
Bugün baktığımda, aradan tam 28 yıl geçmiş. O günün kameraları, fotoğraf makineleri, gazetecileri, siyasetçileri ve dava dosyaları artık birer hatıra… Bu fotoğraf da işte o günlerden kalma. Bir dönemin gazeteciliğini, bir mücadelenin heyecanını ve Siverek’in yıllardır taşıdığı büyük beklentiyi aynı karede saklıyor. Fakat ne yazık ki Siverek’in o günlerdeki “il olma” hayali, yıllar içerisinde adliye koridorlarından adeta adliyenin tozlu raflarına taşındı. Dosyalar eskidi. Gazeteler değişti. Ebediyete göç edenler oldu.
Siyasetçiler değişti. Hükümetler değişti. Ama Siverek’in talebi değişmedi. Bugün yeniden Türkiye’nin gündeminde il olacak ilçeler konuşuluyor. Yeni illerin isimleri üzerine değerlendirmeler yapılıyor, kamuoyunda beklentiler yükseliyor. İşte tam da bu noktada insan ister istemez 1998’e dönüyor. “Acaba bu kez olur mu?” Siverek, nüfusu, tarihi, ekonomik potansiyeli, coğrafi konumu ve bölgesel ağırlığıyla yıllardır bu beklentiyi taşıyor.
Elbette il olmak sadece bir tabelanın değişmesi değildir. İl olmak; kamu hizmetlerine erişimin kolaylaşması, yatırımların artması, yönetim kapasitesinin güçlenmesi ve bölgesel kalkınmanın hızlanması demektir. Bu nedenle Siverek’in talebi, yalnızca geçmişten kalan bir özlem olarak değil, bugünün şartları içerisinde yeniden değerlendirilmesi gereken bir konu olarak ele alınmalıdır. Ve bu mücadelede yıllardır ısrar eden isimler var. Bunların başında da Siverek İl Yaptırma Derneği Başkanı Koçali Aymaz geliyor. Aymaz’ın yıllardır sürdürdüğü mücadele, aslında Siverek’in hafızasında hiç kapanmayan bir sayfanın varlığını gösteriyor. 28 yıl önce adliye koridorlarında takip ettiğimiz o davalar bugün geride kaldı. Ama o davaların konusu hâlâ güncel.
Siverek hâlâ il olmak istiyor. Belki de bu kez, yıllardır adliye raflarında bekleyen o hayalin üzerindeki toz silinir. Belki 1998’de yarım kalan hikâye, 2026’da yeniden yazılır. Ve belki bir gün Siverek’in girişinde şu tabela belirir:
“Siverek İl Sınırı.” O gün geldiğinde, 28 yıl önce çekilmiş bu fotoğrafa bakıp şunu söylemek güzel olacak: “Biz bu hayali daha 1998’de konuşuyorduk…” Ve belki de o zaman, Siverek’in yıllardır süren il olma mücadelesi nihayet hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmüş olacak. Koçali Aymaz abinin hayalinin gerçek olması dileğiyle..






