Tarım Arazilerinde Güneş Enerjisi Tehdidi
Şanlıurfa’nın tarım ambarı Siverek’te, Sultan Alparslan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tarım Teknolojileri Alanı öğretmeni Mustafa Pekşahin, bölge çiftçisine yönelik sarsıcı bir analiz yayımladı. Pekşahin, son yıllarda artan güneş enerjisi paneli (GES) yatırımlarının verimli tarım arazileri üzerine kurulmasının, kısa vadede enerji bağımsızlığı sağlıyor gibi görünse de uzun vadede milli bir felaketle sonuçlanabileceğini belirtti. Verimli toprakların bir ülkenin en stratejik varlığı olduğunu hatırlatan eğitimci, bu arazilerin üzerine panel kurmanın, geri dönüşü olmayan bir ekolojik ve ekonomik hata olduğunu vurguladı.

Stratejik Kaynak: Gıda Güvenliği Tehlikede
Tarım topraklarının geri kazanılmasının binlerce yıl sürdüğüne dikkat çeken Mustafa Pekşahin, enerji üretiminin pek çok alternatifi varken verimli toprağın hiçbir alternatifinin olmadığını dile getirdi. Güneş enerjisinin temiz ve gerekli bir kaynak olduğunu kabul eden uzman, ancak yer seçiminde yapılan hataların gelecekte ciddi gıda krizlerini tetikleyebileceği konusunda uyardı. Üretim potansiyeli yüksek alanların üzerine dev metal yığınları yerleştirmenin, gelecek nesillerin mutfağından ve rızkından çalmak anlamına geldiğini belirterek, stratejik planlamanın önemine işaret etti.

Panellerin Toprak Üzerindeki Fizyolojik Tahribatı
Güneş panellerinin sadece alan kaplamakla kalmadığını, aynı zamanda toprağın biyolojik saatini de bozduğunu ifade eden Pekşahin, teknik detaylara dair önemli uyarılarda bulundu. Panellerin toprağın güneşle ve havayla temasını kestiğini, bunun da mikroorganizma dengesini altüst ettiğini belirtti. Beton temeller, kablolama ağları ve ağır altyapı çalışmalarıyla toprağın "ölü" bir zemine dönüştüğünü savunan eğitimci, bu alanların yıllar sonra tarıma döndürülmek istense bile eski verimine ulaşmasının imkansız hale gelebileceğini savundu.

Doğru Yatırım İçin Alternatif Yer Önerileri
Temiz enerjiye karşı olmadıklarını ancak yer seçiminde rasyonel davranılması gerektiğini vurgulayan Mustafa Pekşahin, Siverekli çiftçilere ve yatırımcılara çözüm odaklı bir rota çizdi. Panellerin tarımsal üretimin mümkün olmadığı kıraç, çorak, taşlık veya tarım dışı alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Böylece hem ülkenin enerji ihtiyacının karşılanacağını hem de "altın değerindeki" toprakların korunacağını belirten uzman, bu ikili stratejinin sürdürülebilir bir gelecek için tek yol olduğunu ifade etti.

Pekşahin: "Verimli Toprağın Alternatifi Yoktur"
Eğitimci ve tarım uzmanı Mustafa Pekşahin, enerji politikalarının sadece bugünkü ekonomik kâr hırsıyla değil, gelecek yüzyılın gıda vizyonuyla planlanması gerektiğini şu sözlerle vurguladı: “Bugün enerji üretimi için tarım arazilerini kullanmak kolay bir çözüm gibi görünse de yarın gıda üretimi için aynı kolaylığı bulamayabiliriz. Enerji üretmenin pek çok yolu vardır; ancak verimli toprağın alternatifi yoktur. Enerji politikaları planlanırken sadece bugünün ihtiyaçları değil, gelecek nesillerin gıda güvenliği de mutlaka dikkate alınmalıdır. Verimli topraklarımız korunmalı, güneş enerjisi yatırımları ise tarım dışı ve kullanılmayan alanlara yönlendirilmelidir.”

Gelecek Nesillere Borcumuz: Toprağı Korumak
Analizinin sonunda Siverek’in verimli ovalarının korunması için topyekûn bir duyarlılık çağrısında bulunan Pekşahin, yetkililerin bu konuda daha sıkı denetimler yapması gerektiğini belirtti. Çiftçilerin sadece aylık elektrik faturası tasarrufu düşünerek en verimli tarlalarını feda etmemesi gerektiğini hatırlatan uzman, toprak kaybının ulusal egemenlik kaybıyla eşdeğer olduğunu savundu. Siverekli üreticilerin bu uyarıları dikkate alarak topraklarına sahip çıkması, ilçenin tarımsal geleceği için hayati bir önem taşıyor. Haber Feyzi DONAN





