USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Gündem

Siverekli Yazar Şükrü Dolaş’tan İhmallere İsyan

"Vallahi Bu Kader Değil, Sorumsuzluğun Kılıfı!" Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarını hayatta koparan Karaman’daki feci kaza gerçekten kaçınılmaz bir yazgı mıydı? Siverekli yazar Şükrü Dolaş’ın "Vallahi bu kader değil!" haykırışı, toplumsal vicdanda nasıl bir yankı uyandırdı? Yıllardır süregelen ihmaller zinciri ve sosyal güvencesizlik, neden her defasında kader gömleğiyle örtülmeye çalışılıyor?

Siverekli Yazar Şükrü Dolaş’tan İhmallere İsyan
18-06-2026 17:53
ŞANLIURFA

Kader Kavramının Arkasına Sığınan İhmaller Zinciri

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde  Gazeteci  yazar Şükrü Dolaş, kaleme aldığı son makalesinde toplumsal bir yaraya parmak basarak adeta isyan bayrağını açtı. İslam inancındaki kader kavramının; insani ihmalleri, denetimsizlikleri ve göz göre göre gelen ölümleri örtbas etmek için bir kalkan olarak kullanılmasına sert tepki gösteren Dolaş, Yaratıcı'nın kullarına acı ve gözyaşı dolu bir kader yazmayacağını vurguladı. Yazar, toplumda adalet yerini bulmadıkça, yetkililer ve sorumlular hesap vermedikçe bu "kader" söyleminin sadece sorumluluktan kaçmak ve insanları uyutmak için kullanılan yapay bir mekanizmaya dönüştüğünü ifade etti. Toplumsal vicdanı derinden yaralayan bu durum, her felaketin ardından suçluyu aramak yerine kadere sığınma kolaycılığını da beraberinde getiriyor.

Karaman’da Siverekli Bir Ailenin Ocağına Düşen Ateş

Yazarın bu haklı isyanını tetikleyen son olay, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden Karaman'a mevsimlik tarım işçisi olarak giden İ. ailesinin başına gelen feci kaza oldu. Tarladaki ağır mesailerini tamamlayıp çadırlarına dönmekte olan ailenin içinde bulunduğu otomobil, su kanalına devrildi. Kazada Siverek’in Kesmekaya (Badrik) Mahallesi nüfusuna kayıtlı olan 4 yaşındaki Mehmet Mustafa, 5 yaşındaki Mehmet Sinan ve 12 yaşındaki Ramazan hayatını kaybetti; anne, baba ve iki çocuk ise yaralandı. Bu acı haber Siverek’te adeta deprem etkisi yaratırken, üç küçük fidanın cenazesi akşam saatlerinde memleketleri Siverek toprağına gözyaşları arasında teslim edildi.

Altmış Yıllık Değişmeyen Makus Talih ve Sandıktaki Cesetler

Şükrü Dolaş, makalesinde bu trajedinin yeni olmadığını, çocukluğundan beri aynı acılara tanıklık ettiğini belirterek hafızalardan silinmeyecek bir anısını paylaştı. Henüz yedi yaşındayken, pamuk işçiliği sırasında gölette boğulan komşu kızının cansız bedeninin bir eşya gibi sandığa konularak getirildiğini gördüğünü anlatan yazar, aradan geçen altmış yıla rağmen tarım işçilerinin hayatında hiçbir şeyin değişmediğini vurguladı. Teknolojinin, çağın ve imkanların değiştiği günümüzde, yoksul tarım işçilerinin çocuklarının hâlâ aynı ilkel koşullarda, aynı ihmaller yüzünden can vermesi, ülkenin sosyo-ekonomik uçurumunu ve denetim mekanizmalarının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

"Sorumluluktan kaçmanın, insanları uyutmanın adı kader olmuş. Bence olmamalı. Adalet yerini bulmalı. Herkes ettiği kadar cezasını bulmadıkça kader gömleği hep bize giydirilecek. Bu kader değil, Allah hiçbir kulunun düşmanı değil!"

Sosyal Güvencesizlik ve Egemenlerin Yasaları

Her yıl yaklaşık 35 bin insanın, çoğunlukla da çocukların, ekmek parası uğruna yollara düştüğünü belirten Dolaş, bu yolculukların ve çalışma koşullarının tamamen sosyal güvenlikten yoksun olduğunu ifade etti. Mevsimlik işçilerin sigortasız, güvencesiz ve hiçbir iş güvenliği kuralı olmadan çalıştırılmasına göz yumulmasını eleştiren yazar, kanunların ve kuralların her zaman mülkiyet sahiplerinden ve egemenlerden yana işlediğini savundu. Toprak ağalarına ve işverenlere yönelik hiçbir ciddi yaptırımın uygulanmaması, denetimlerin sıfır noktasında kalması, bu sömürü düzeninin ve beraberinde gelen ölümlerin her yıl katlanarak devam etmesine zemin hazırlıyor.

Yol Değil Ölüm Tuzağı: Altyapı İhmalleri

Kazanın meydana geldiği yerdeki altyapı eksikliklerine de dikkat çeken Şükrü Dolaş, kazanın yaşandığı küçük köprünün üzerinde hiçbir güvenlik önlemi, demir bariyer veya uyarı levhası bulunmadığını belirtti. Yolun stabilize ve son derece tehlikeli olduğunu vurgulayan yazar, resmi raporlarda ve haber ajanslarında bu altyapı ihmallerinden hiç bahsedilmemesini, suçun ve hatanın sanki sadece ölenlerdeymiş gibi yansıtılmasını sert bir dille eleştirdi. Altyapıyı yapmayan, köprüye bariyer koymayan yetkililerin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranılması, adalete olan inancı sarsarken yeni facialara da davetiye çıkarıyor.

Hukukçulara Tarihi Çağrı: Sessiz Kalmayın

Makalesinin sonunda başta Siverek Baro Temsilciliği olmak üzere tüm vicdanlı ve cesur avukatlara tarihi bir çağrıda bulunan Şükrü Dolaş, bu davanın peşinin bırakılmaması gerektiğini belirtti. Karaman'daki kaza dosyasının henüz tazeyken incelenmesini, delillerin karartılmasına izin verilmemesini isteyen yazar, ihmali olanların yargı önünde hesap vermesi için hukukçuları göreve davet etti. Eğer bu ölümlerde ihmali olanlar cezalandırılırsa ancak o zaman yeni ölümlerin önüne geçilebileceğini ifade eden Dolaş, bu halkın çocuklarının sahipsiz olmadığını göstermenin tam zamanı olduğunu vurgulayarak yazısını noktaladı. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
18.06.2026 Tarihli Gazetemiz
PUAN DURUMU TÜMÜ