2026'nın ilk günlerinde Mardin'in Nusaybin ilçesinde meydana gelen ve Türk bayrağının hedef alındığı provokatif eylem, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde büyük bir tepkiyle karşılandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Siverek İlçe Başkanlığı, bu menfur olaya karşı sessiz kalmayarak milli değerlerin korunması noktasında tavizsiz bir duruş sergiledi. Nusaybin hattında yaşanan ve kamuoyuna yansıyan görüntülerin ardından bölge genelinde artan huzursuzluk, yerel siyasilerin birleştirici ve sert kınama mesajlarıyla dindirilmeye çalışılıyor. Siverek'in siyasi atmosferinde bu tür olaylara karşı gösterilen refleks, ilçenin milli hassasiyetlere olan bağlılığını bir kez daha kanıtladı.
CHP Siverek İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirbüken, yaptığı resmi açıklamada Nusaybin'de yaşanan hadiseyi "bağımsızlığa vurulmak istenen bir darbe" olarak nitelendirdi. Demirbüken, bayrağa yapılan saldırının sadece bir kumaş parçasına değil, Türk milletinin ortak tarihine, şehitlerinin kanına ve geleceğine yapılmış büyük bir saygısızlık olduğunu vurguladı. Bu kınama, Siverek halkının milli meselelerdeki hassasiyetini ve siyasi görüş fark etmeksizin ortak paydada buluşma iradesini bir kez daha ortaya koydu. Başkanın ifadeleri, bölgedeki toplumsal barışın korunması adına güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.

Bağımsızlığın Sarsılmaz Sembolü: Ay-Yıldızlı Bayrak
Türk bayrağının Türkiye Cumhuriyeti için sıradan bir simge olmadığını ifade eden Demirbüken, bu sembolün 85 milyonun ortak evi, çatısı ve onuru olduğunun altını çizdi. Bayrağa uzanan her kirli elin aslında milletin kardeşliğine ve birliğine kastettiğini belirten Başkan, bu tür çirkin girişimlerin hiçbir zaman amacına ulaşamayacağını dile getirdi. Siverek’in köklü kültüründe ve siyasi geleneğinde bayrağa duyulan derin saygının, bu tür saldırılar karşısında daha da perçinlendiği mesajı net bir şekilde verildi. Bu duruş, bölgedeki provokasyon odaklarına karşı bir barikat işlevi görüyor.
Saldırının zamanlaması ve yapılış şekli üzerine değerlendirmelerde bulunan CHP heyeti, provokasyonların asıl amacının toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmek olduğunu ifade etti. Birlik ve beraberliğin en çok ihtiyaç duyulduğu bu dönemde, milli değerleri hedef alan odakların halkın sağduyusu sayesinde bertaraf edileceği belirtildi. Demirbüken, bayrağa yapılan her saldırının aslında toplumsal barışı dinamitlemeye yönelik bir adım olduğunu söyleyerek vatandaşları bu tür oyunlara karşı uyanık olmaya davet etti. Siyasetin asli görevinin bu tür kutsal değerleri korumak olduğu gerçeği bir kez daha vurgulandı.
Milli Değerlere Bağlılık ve Toplumsal Refleks
Kınama mesajının ötesinde, toplumun her kesiminden yükselen tepkilerin demokratik bir refleks olduğunu savunan Başkan Demirbüken, bu duruşun Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünün sigortası olduğunu hatırlattı. Milli değerlere sahip çıkmanın sadece bir görev değil, bir onur meselesi olduğunu vurgulayan Demirbüken, faillerin hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini belirtti. Siverek’te siyasi faaliyetlerini sürdüren CHP teşkilatı, bu olay vesilesiyle vatanseverliğin partiler üstü bir kavram olduğunu tüm kamuoyuna deklare ederek ortak akıl çağrısında bulundu.
“Türk bayrağı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının ve birliğinin sembolüdür. Böyle bir saldırıya karşı durmak, milli değerlere sahip çıkmak anlamına gelir. Bayrağımıza uzanan eller, milletimizin sarsılmaz iradesi ve kardeşlik bağları karşısında her zaman hüsrana uğrayacaktır.”
Siverek’ten yükselen bu güçlü kınama sesi, Nusaybin'deki hain girişimin yarattığı infiali dindirmek ve milli ruhu tazelemek adına kritik bir önem taşıyor. Mehmet Eyyüp Demirbüken ve yönetiminin gösterdiği bu kararlı tutum, bölgedeki siyasi iklimin milli hassasiyetler etrafında nasıl kenetlendiğinin somut bir örneği oldu. Bayrağımıza yönelik her türlü saldırının karşısında dimdik durulacağı ve bu kutsal emanetin sonsuza dek korunacağı vurgulanarak açıklama sonlandırıldı. Bu olay, Siverek siyasetinde milli birliği koruma kararlılığının altını bir kez daha çizdi. Haber Feyzi DONAN





