USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Yaşam

Şanlıurfa'dan Çölleşme ve Gıda Krizi Uyarısı

Son 65 yılda meralarımızın yarısından fazlasını nasıl kaybettik? Soframızdaki et, süt ve peynir fiyatlarının el yakmasının arkasında yatan asıl çevresel felaket ne? TEMA Vakfı'nın Şanlıurfa'dan yükselttiği bu acil eylem çığlığı, tarım ve hayvancılığımızın geleceğini nasıl kurtarabilir? İşte çölleşme tehdidinin perde arkası...

Şanlıurfa'dan Çölleşme ve Gıda Krizi Uyarısı
17-06-2026 10:32
ŞANLIURFA

 Meralarımız Yok Oluyor, Mutfağımız Alev Alıyor!

Türkiye, son yarım asrı aşkın sürede doğal zenginliklerinin en önemli halkalarından birini, sessiz sedasız kaybetmenin eşiğine geldi. TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilciliği, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında yayımladığı çarpıcı bildiriyle, ülkemizin ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin geleceğini tehdit eden devasa bir çevre felaketine parmak bastı. Resmi verilere göre, son 65 yıllık süreçte Türkiye genelindeki mera varlığının yarısından fazlası geri döndürülemez şekilde yok oldu. Bir zamanlar hayvanların özgürce otladığı, biyolojik çeşitliliğin beşiği olan bu yeşil alanlar, şimdilerde kuraklığın ve betonlaşmanın pençesinde can çekişiyor.

Zamana Karşı Kaybedilen Yeşil Örtü: Meraların Sessiz Yok Oluşu

Meraların yok olması, sadece doğaseverleri ilgilendiren soyut bir çevre sorunu olmaktan çıkıp, doğrudan her vatandaşın cüzdanını ve mutfağını vuran ekonomik bir krize dönüştü. Hayvancılık sektörünün en ucuz ve en kaliteli kaba yem kaynağı olan meralar ortadan kalktıkça, üreticiler fahiş fiyatlı ithal yemlere mahkum hale geliyor. Bu durum, üretim maliyetlerini katlayarak artırırken; nihai tüketiciye et, süt, peynir ve tereyağı gibi temel gıda maddelerinde fahiş zamlar olarak geri dönüyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, bu tehlikeli döngüye dikkat çekerek, meraları korumanın aslında halkın gıda güvenliğini ve bütçesini korumak anlamına geldiğini savunuyor.

"Meralarımız toprak, su ve gıda güvencesi açısından yaşamsal önem taşımaktadır. En ucuz kaba yem kaynağımız olan meraları koruyamazsak, hayvancılık maliyetlerinin artmasını ve hayvansal ürünlerin halkımız için erişilemez hale gelmesini engelleyemeyiz. Çölleşmeyle mücadele, meraları korumakla başlar." - TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç

Şanlıurfa'da Tarım-Hayvancılık Dengesi ve Amaç Dışı Kullanım

Bölgesel ölçekte yaşanan tahribatın boyutlarını gözler önüne seren TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, Şanlıurfa ve çevresindeki tarım-hayvancılık dengesinin hızla bozulduğuna işaret ediyor. Kentteki mera alanlarının kontrolsüz yapılaşmaya açılması, sanayi tesislerine kurban edilmesi ve aşırı otlatma baskısı altında ezilmesi, yerel hayvancılığı bitme noktasına getiriyor. Tarım arazilerinin ve meraların yasal koruma kalkanlarına rağmen ranta teslim edilmesi, ülkeyi hayvansal üretimde dışa bağımlı kılarken, kırsaldan kente göçü de hızlandırıyor. Uzmanlar, meraların derhal mutlak koruma altına alınması ve bilimsel yöntemlerle ıslah edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Vahşi Sulamanın Bedeli: Kuruyan Topraklar ve Yeraltı Suları

Şanlıurfa'nın verimli topraklarını tehdit eden bir diğer büyük tehlike ise tarımda bilinçsizce uygulanan vahşi sulama yöntemleridir. Sınırlı su kaynaklarının aşırı ve verimsiz kullanımı, bölgedeki yeraltı su rezervlerinin hızla tükenmesine yol açarken, toprağın tuzlanarak çölleşmesine neden oluyor. Meraların da bu su kıtlığından doğrudan etkilendiğini belirten Prof. Dr. Öztürkmen, geleneksel salma sulama yöntemlerinin derhal terk edilmesi gerektiğini vurguluyor. Tarımda su tasarrufu sağlayan modern damlama ve yağmurlama sistemlerine geçişin teşvik edilmesi, hem su kaynaklarımızı koruyacak hem de meraların kuruyarak çöle dönüşmesini engelleyecek en hayati adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Toprağın Katili Anız Yangınları ve Erozyon Kıskacı

Hasat dönemlerinin başlamasıyla birlikte bölgenin adeta kanayan yarası haline gelen anız yangınları, toprak ekosistemine indirilen en büyük darbelerden biridir. Çiftçilerin kolaycılığa kaçarak tarlalarını ateşe vermesi, sadece anızları değil, toprağın üst tabakasında yaşayan ve onu besleyen milyonlarca yararlı mikroorganizmayı da yok ediyor. Canlıliğini yitiren, adeta küle dönen toprak, rüzgar ve yağmurun etkisiyle çok daha kolay aşınarak erozyona maruz kalıyor. Erozyonla birlikte meraları ve tarım alanlarını besleyen en verimli üst toprak tabakası kaybolurken, çölleşme süreci önlenemez bir hız kazanıyor.

Gelecek İçin Ortak Akıl: Toprak Varsa Hayat Var!

TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilciliği, yaşanan bu olumsuz gidişatı durdurabilmek için tüm toplumsal kesimleri ortak bir mücadeleye davet ediyor. Kamu kurumlarından yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından üreticilere kadar herkesin toprağa, suya ve meralara sahip çıkması gerektiği belirtiliyor. Meraların korunması, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de sağlıklı, güvenilir ve ekonomik gıdaya erişebilmesinin tek teminatıdır. "Toprak Varsa Hayat Var" şiarıyla hareket eden TEMA, doğanın sunduğu bu eşsiz kaynakların hoyratça tüketilmesine son verilmesi için acil eylem planlarının hayata geçirilmesini talep ediyor. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
16.06.2026 Tarihli Gazetemiz
PUAN DURUMU TÜMÜ