Alarm Zilleri Çalıyor: Şanlıurfa Barut Fıçısının Üzerinde
Arpa hasadının sona ermesiyle birlikte Şanlıurfa, son yılların en ciddi yangın tehdidiyle karşı karşıya. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden ve adeta kavuran sıcak hava dalgası, tarım arazilerinden yol kenarlarına kadar tüm açık alanlardaki otları tutuşmaya hazır hale getirdi. Durumun ciddiyetine dikkat çeken Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, yaptığı açıklamayla kentin "patlamaya hazır bir barut fıçısına" döndüğünü belirterek, tüm kamuoyunu ve ilgili kurumları topyekûn bir seferberliğe davet etti.
Küçük İhmaller, Büyük Felaketler: Vatandaşa Düşen Sorumluluklar
Yangın riskinin sadece bilinçsizce yakılan anızlarla sınırlı kalmadığını vurgulayan Prof. Dr. Öztürkmen, günlük hayattaki küçük ihmallerin devasa felaketlere yol açabileceği konusunda uyardı. Özellikle seyir halindeki araçlardan atılan bir sigara izmaritinin veya güneş ışığını bir mercek gibi toplayan bir cam şişe parçasının, kilometrelerce karelik bir alanı saniyeler içinde küle çevirebileceğinin altı çizildi. Bu noktada vatandaşlara büyük bir sorumluluk düşüyor. Hasat sonrası anız yakma alışkanlığından kesinlikle vazgeçilmesi, çevreye çöp atılmaması ve en ufak bir duman veya ateş görüldüğünde derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunulması hayati önem taşıyor.
Sadece Uyarı Yetmez: Yerel Yönetimlere Acil Görev Çağrısı
Felaketlerin önlenmesinde vatandaş duyarlılığının tek başına yeterli olmayacağını belirten Öztürkmen, mülki idare ve yerel yönetimlere de proaktif önlemler alma çağrısında bulundu. Başta Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olmak üzere tüm ilgili kurumların, sorumluluk sahalarındaki yangın riskini ortadan kaldırmak için harekete geçmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle ana arterler, yol kenarları, parklar ve yerleşim yerlerine yakın boş arsalarda bulunan kuru otların acilen biçilerek bölgeden uzaklaştırılması, olası bir yangının yayılmasını önlemek için en etkili yöntemlerin başında geliyor. Ayrıca itfaiye ve müdahale ekiplerinin stratejik noktalarda teyakkuzda beklemesi de büyük önem arz ediyor.
Toprak Ölüyor, Gelecek Yanıyor: Prof. Dr. Öztürkmen'den Vicdani Çağrı
Yangınların sadece görünen yüzüyle değil, toprağın derinliklerinde yarattığı tahribatla da mücadele edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Öztürkmen, konunun vicdani boyutuna dikkat çekti. Yangının sadece çiftçinin bir yıllık emeğini değil, aynı zamanda ekosistemin tamamını hedef aldığını vurgulayan uzman isim, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Unutmayalım ki yangın sadece düştüğü yeri değil; toprağın altındaki milyarlarca faydalı canlıyı, soluduğumuz havayı, çiftçimizin emeğini ve çocuklarımızın geleceğini yakmaktadır. Toprağı, yeşili ve canlı yaşamını korumak hepimizin vicdani görevidir. Bu bereketli toprakları küle teslim etmemeliyiz."
Görünenden Daha Derin Bir Tehdit: Ekosistemin Sessiz Çığlığı
Yapılan çağrı, yangınların ekolojik bilançosunun ne denli ağır olduğunu da gözler önüne seriyor. Bir anız yangını veya otlak yangını, sadece bitki örtüsünü yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda toprağın en verimli üst katmanını adeta sterilize ediyor. Bu durum, toprağın su tutma kapasitesini azaltıyor, erozyona davetiye çıkarıyor ve içindeki milyarlarca faydalı mikroorganizmayı öldürerek biyolojik çeşitliliğe onarılması zor zararlar veriyor. Kısacası, her yangın, Şanlıurfa'nın bereketli topraklarının geleceğinden çalınan bir parça anlamına geliyor.
Tek Yürek Olma Zamanı: Şanlıurfa İçin Ortak Mücadele Vurgusu
Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen'in yaptığı bu kapsamlı çağrı, Şanlıurfa'nın karşı karşıya olduğu tehlikenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Sorunun çözümü, tek bir kurumun veya kişinin çabasıyla değil, çiftçisinden şehirde yaşayan vatandaşına, zabıtasından belediye başkanına kadar herkesin katılımıyla mümkün. Denetimlerin artırılması, yasa dışı eylemlere karşı tavizsiz cezai yaptırımların uygulanması ve en önemlisi toplumsal bilincin en üst seviyeye çıkarılması gerekiyor. Şanlıurfa'nın bu ateş çemberinden hasarsız çıkabilmesi için tüm kentin tek yürek olup bu ortak mücadeleye katılması, her zamankinden daha acil bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Haber Feyzi DONAN










