Bir Yuva Hayaliyle Başlayan Süreç Mağduriyete Dönüştü
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Gazeteci Yazar Şükrü Dolaş'ın Kaleme aldığı makalesi gündemde olan mağduriyet yaşayan vatandaşların içinde bulunduğu durumu açıklayan bir yazı yaınladı Dolaş Yazısında çoğunluğu memur ve sabit gelirli vatandaşlardan oluşan yaklaşık 500 aile, yıllar önce ev sahibi olma umuduyla Göğsügüzel mevkiinde arsa satın aldı. Halk arasında “NATO Mezarlığı” olarak bilinen bölgede alınan arsalar, dönemin belediye imar düzenlemeleri ve parselasyon işlemleri doğrultusunda yatırım için uygun görülmüştü. Birçok aile, yıllarca biriktirdiği tasarruflarını ve kimi zaman altınlarını bozdurarak bu arsaları satın aldı. Ancak umutla başlayan bu süreç, zamanla büyük bir belirsizlik ve mağduriyet hikâyesine dönüştü.
İmar Verildi, Sonra Yapılaşma Yasaklandı
Vatandaşların iddiasına göre asıl sorun, bölgenin yakınında bulunan ve Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı 7. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yer alan mühimmat deposu nedeniyle ortaya çıktı. Güvenlik gerekçesiyle tesis çevresinde askeri güvenlik alanı oluşturulmasının ardından, bu çember içerisinde kalan yüzlerce parsele inşaat yasağı getirildi. Böylece daha önce imara açılmış ve satışları yapılmış araziler üzerinde yapılaşma fiilen durduruldu. Bu durum, arsalarına ev yapmayı planlayan aileleri ekonomik ve psikolojik açıdan zor durumda bıraktı.
Tapulara Şerh Konulması Krizi Derinleştirdi
26 Mayıs 2022 tarihinden itibaren onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında Yenişehir Mahallesi’nde bulunan parsellerin önemli bir kısmına şerh işlendi. Bu şerh, mühimmat deposunun bulunduğu noktadan itibaren 400 metrelik güvenlik çemberi içinde kalan araziler için yapı kısıtlaması anlamına geliyor. “Yıllar önce imarlı diye aldığımız arsalar bugün kullanılmaz hale geldi. Ne ev yapabiliyoruz ne de mağduriyetimize çözüm bulabiliyoruz” diyen vatandaşlar, resmi süreçte somut bir adım atılmamasından şikâyet ediyor.
Vatandaşlardan Net Talep: Çözüm İstiyoruz
Mağdur aileler, yıllardır devam eden belirsizliğin artık sona ermesini istiyor. Özellikle sabit gelirli aileler için arsa yatırımı, geleceğe dair en büyük güvence olarak görülüyordu. Ancak yapı yasağı sonrası birçok vatandaş ekonomik kayıpla karşı karşıya kaldı. Bazıları kredi çekerek, bazıları ise aile birikimlerini kullanarak arsa sahibi olduklarını belirtiyor. Yetkililere çağrıda bulunan vatandaşlar, yaşanan mağduriyetin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguluyor.
“Ya İstimlak Edin Ya da Yasağı Kaldırın”
Vatandaşların en net talebi ise iki seçenek etrafında şekilleniyor. Eğer güvenlik gerekçesiyle bölgede yapılaşma mümkün değilse, devletin arsaları kamulaştırarak mağduriyeti gidermesi isteniyor. Alternatif olarak, teknik ve hukuki incelemeler sonucunda mümkünse mevcut yasağın kaldırılması talep ediliyor. Bu taleplerin ortak noktası ise belirsizliğin sona ermesi. Çünkü yıllardır çözüm bekleyen aileler, geleceğe dair planlarını yapamıyor ve yatırımlarını değerlendiremiyor.
Gözler Yetkililerde
Siverek’te yaşanan bu arsa krizi, yalnızca mülkiyet sorunu değil; aynı zamanda sosyal bir mağduriyet olarak da öne çıkıyor. Yaklaşık 500 ailenin doğrudan etkilendiği süreçte, vatandaşlar ilgili kurumların koordineli bir çalışma yürütmesini ve somut çözüm üretmesini bekliyor. Ev sahibi olma hayaliyle başlayan bu yolculuğun mağduriyetle sonuçlanmaması için kamu otoritelerinin atacağı adımlar büyük önem taşıyor. Bölge halkı, artık söz değil çözüm beklediklerini ifade ediyor. Haber Feyzi DONAN