Umudun Bittiği Yerde Yeni Bir Başlangıç
Şanlıurfa'da yaşayan Halil ve Fatma Aka çifti, evliliklerinin ilk gününden itibaren kucaklarına alacakları bir bebeğin hayalini kurdular. Ancak geçen 12 koca yıl, beraberinde hayal kırıklıkları ve başarısız tedavi denemelerini getirdi. Gittikleri pek çok sağlık merkezinde kısırlık (infertilite) tanısıyla karşılaşan ve durumlarının "zor" hatta "imkansız" olduğu söylenen çift, psikolojik olarak tükenme noktasına gelmişti. Tüm umutlarını kaybetmek üzereyken son bir gayretle Harran Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nın kapısını çalan Aka ailesi, burada hayatlarını değiştirecek olan o bilimsel yaklaşımla tanıştı.
Prof. Dr. Mert Ulaş Barut ve Kişiye Özel Strateji
Hastaneye müracaat eden çiftin durumu, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mert Ulaş Barut tarafından mercek altına alındı. Standart tedavi protokollerinin dışına çıkan Prof. Dr. Barut, vaka üzerinde derinlemesine analizler yaparak çiftin fizyolojik ve hormonal dengelerini en ince ayrıntısına kadar inceledi. Yapılan kapsamlı tetkikler sonucunda, ezbere dayalı yöntemler yerine "bireyselleştirilmiş tedavi" yaklaşımı benimsendi. Bu yöntemle, çiftin vücudunun doğal fonksiyonlarını optimize edecek, tamamen onlara özgü bir tedavi ve yaşam planı oluşturularak sabırla uygulanmaya başlandı.
2,5 Yıllık Sabır ve Doğal Mucizenin Zaferi
Tedavi süreci, sanılanın aksine hızlı bir sonuçtan ziyade titiz bir takip ve büyük bir sabır gerektiriyordu. Yaklaşık 2,5 yıl süren bu hassas izleme döneminde, modern tıbbın sunduğu karmaşık yardımcı üreme tekniklerine (tüp bebek vb.) başvurulmadan, vücudun kendi mucizesini gerçekleştirmesi hedeflendi. Beklenen müjdeli haber, sabrın sonunda doğal yollarla gerçekleşen bir gebelikle geldi. Gebelik süreci boyunca Prof. Dr. Barut tarafından yakından takip edilen anne adayı, sağlıklı bir hamilelik döneminin ardından 39. haftada 3 kilo 300 gram ağırlığında, hayati fonksiyonları mükemmel (7/9 APGAR) bir erkek bebek dünyaya getirdi.
Bebeğin İsmiyle Gelen Duygusal Vefa
On iki yıllık büyük bir hasretin ardından bebeklerini kucaklarına alan Aka çifti, yaşadıkları mutluluğu "tarif edilemez bir mucize" olarak nitelendirdi. Yıllardır kapısını çaldıkları her yerden "olmaz" cevabını alan çift, kendilerine hem tıbbi bir başarı hem de manevi bir destek sunarak bu mutluluğa vesile olan doktorlarına unutulmaz bir teşekkür borçlu hissetti. Bu derin vefa duygusunun bir nişanesi olarak, yeni doğan evlatlarına doktorlarının adı olan "Mert" ismini verdiler. Minik Mert bebek, sadece bir ailenin evladı değil, aynı zamanda azmin ve bilimsel inadın bir sembolü olarak dünyaya gözlerini açtı.
“Çiftimiz bize geldiğinde 12 yıllık bir başarısızlık öyküsünün yorgunluğunu taşıyordu. Ancak unutulmamalıdır ki her infertilite vakası kendi içinde benzersiz bir hikayedir ve herkese aynı reçete uygulanamaz. Biz burada doğru tanı, disiplinli takip ve tamamen kişiye özel bir tedavi planıyla yol aldık. Başarımızın sırrı sadece tıbbi müdahale değil, aynı zamanda süreci multidisipliner bir ekip ruhu ve güçlü bir psikolojik destekle yönetmemizdir. Bugün Mert bebeğin sağlıklı doğumu, doğru merkezde yapılan sabırlı takibin ne kadar hayati olduğunu tüm dünyaya kanıtlamıştır.”
Şanlıurfa’da Sağlık Turizmine Örnek Başarı
Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İdris Kırhan, bu başarının sadece bir ailenin mutluluğu değil, bölgedeki sağlık hizmetlerinin ulaştığı ileri seviyenin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Hastanenin sahip olduğu ileri tanı ve tedavi üniteleriyle, artık çevre illerden ve yurt dışından gelen hastalara da umut olduklarını belirten Kırhan, bilimsel araştırmaların uygulama ile birleştiğinde "imkansız" kavramının ortadan kalktığını vurguladı. Uzmanlar ise Aka çiftinin hikayesini örnek göstererek, benzer sorunlar yaşayan vatandaşlara seslendi: Doğru analiz, uzman kadro ve kişiye özel yaklaşım olduğu sürece, mucizeler için her zaman bir kapı açıktır. Haber Feyzi DONAN