Siverek ve Kahramanmaraş’ın Gölgesinde Bilimsel Buluşma
Antalya’da düzenlenen 61. Türk Pediatri Kongresi, bu yıl "Umudun adı: Çocuk" temasıyla kapılarını açtı ancak akademik neşenin yerini derin bir keder aldı. Yaklaşık 2200 çocuk hekiminin katıldığı dev organizasyon, Siverek ve Kahramanmaraş’tan gelen kan dondurucu okul baskını haberlerinin sarsıcı etkisiyle başladı. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ ev sahipliğinde gerçekleşen toplantılarda, pediatri uzmanları sadece tıbbi hastalıkları değil, toplumun en büyük "sosyal kanseri" haline gelen şiddet olgusunu masaya yatırdı. Bilim insanları, yaşanan bu trajedilerin bireysel birer cinnet hali olmadığını, sistemik bir kırılmanın dışavurumu olduğunu açık yüreklilikle ifade ettiler.

RTÜK ve Yasa Koyuculara "Mafya Dizileri" Çağrısı
Kongrede söz alan Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, çocukların elinde silah değil kitap ve sanat olması gerektiğini vurgulayarak yetkili kurumları sert bir dille göreve çağırdı. Özellikle televizyon ekranlarında mafyatik yaşam tarzının kutsandığı, şiddetin bir güç gösterisi olarak sunulduğu dizilerin toplumun ahlaki kodlarını bozduğuna dikkat çekildi. RTÜK’ün bu içerikler üzerinde ivedilikle denetim mekanizmalarını işletmesi gerektiğini savunan Kasapçopur, silahlanmanın durdurulması ve siber zorbalığın engellenmesi için yasa koyucuların caydırıcı adımlar atmasının zorunluluk olduğunu belirtti. Bilim dünyası, mafyanın "kahraman" gibi pazarlandığı bir medya düzeninde çocukları korumanın imkansızlığına dikkat çekti.

"Game" ve "Play" Arasındaki Ölümcül Fark
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, dijital dünyadaki tehlikenin teknik detaylarına inerek sarsıcı bir ayrım yaptı. Çocukların hayal gücünü geliştiren "play" (oyun) kavramının yerini, çocukları programcıların kölesi yapan şiddet içerikli "game"lerin aldığını ifade etti. Bu tür dijital platformlarda çocukların can aldıkça ödüllendirildiğini, bunun sonucunda gerçeklik algılarının kaybolduğunu belirten Doğangün, saldırganların eylemlerini "öldürerek ölüme gitme" şeklinde bir intihar saldırısı olarak benimsediklerini söyledi. "Kimse benim çocuğum yapmaz demesin, bu bir inkar olur; hepimiz risk altındayız" diyen Doğangün, toplumsal değerlerin erimesiyle birlikte yaşatmanın anlamını yitiren bir neslin yetiştiği uyarısında bulundu.

Ekranlardan Boca Edilen Şiddet ve Annelerin Rolü
Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, geçmişte de şiddetin var olduğunu ancak günümüzde bu durumun "ekranlardan üzerimize boca edildiğini" ifade etti. Sosyal medya ve dijital içeriklere erişimin 15 yaş altına kısıtlanması gerektiğini savunan uzmanlar, bu noktada en büyük sorumluluğu ailelere yükledi. Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş, annelerin çocuklarla olan ilişkilerini kökten gözden geçirmesi gerektiğini belirterek, tablet ve telefonların birer "susturucu" veya "kurtarıcı" olarak çocukların eline verilmemesi gerektiğini hatırlattı. Şiddeti durduracak asıl gücün kadınların ve annelerin eğitimi olduğunu vurgulayan Çokuğraş, her annenin "benim çocuğumun başına da gelebilir" farkındalığıyla hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“Gerçekten denetimsiz ortaya çıkan silahlanmanın durdurulmasını istiyoruz. Çocuklar elde silahla değil kitapla, sanatla dolaşmalılar. Bu tip mafyatik olayların özendirilmesi şiddeti körüklüyor. Burada RTÜK’ü göreve davet ediyoruz. Mafyanın kutsandığı dizilerin gözden geçirilmesi, bunların yaşamın dışına çıkarılması gerekiyor. Sadece fiziksel değil sözel şiddetten mutlaka kaçınarak yaşam sürdürmek istiyoruz. Dijital oyunlar çocuklara sadece şiddet aşılıyor; onlar can aldıkça oyun kazanıyorlar. Siber zorbalık mutlaka önlenmeli ve çocuklara karşı işlenen suçların hiçbir affı olmamalıdır.”

Bilinçsiz Takviyeler ve Vitamin Zehirlenmesi Tehlikesi
Kongrenin tek gündemi şiddet değildi; çocuk sağlığını tehdit eden bir diğer önemli konu olan bilinçsiz gıda takviyesi kullanımı da tartışıldı. Çocuk Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, sosyal medyadaki kontrolsüz tavsiyeler nedeniyle vitamin zehirlenmelerinde ve ilaca bağlı karaciğer yetersizliklerinde korkutucu bir artış yaşandığını belirtti. Merdiven altı ürünlerin hiçbir denetimden geçmeden sadece etiketlenerek piyasaya sürüldüğünü söyleyen Kıykım, bu durumun çocuklarda kalıcı hasarlara yol açabileceğini ifade etti. Hekime danışılmadan kullanılan takviyelerin birer sağlık mucizesi değil, potansiyel birer zehir olabileceği konusunda ebeveynler bir kez daha uyarıldı.

Pediatri Uzmanlığına İlgi Azalıyor: Gelecek Risk Altında
Prof. Dr. Kenat Barut ise çocuk sağlığı uzmanlığına olan ilginin azalmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Pediatristlerin sadece hastalıkları tedavi etmediğini, aynı zamanda aileyi eğiten birer toplum mühendisi olduklarını hatırlatan Barut, dijital yaşamın zararlarını önlemek için kısıtlamaların önce aile içinde başlaması gerektiğini savundu. 21 Nisan’a kadar sürecek olan kongrede; çocuklarda anemi, obezite, yetersiz beslenme ve özel durumlarda aşılama gibi hayati konular bilimsel oturumlarla ele alınmaya devam edilecek. Bilim insanlarının Antalya’daki bu haykırışı, Türkiye’nin çocukları için daha güvenli ve sağlıklı bir gelecek inşa etme kararlılığının bir sembolü oldu.Haber Feyzi DONAN