Eğitimde Paradigma İflası: Öğretmen Yeniden Merkezde Olmalı
Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan, toplumun sinir uçlarına dokunan o vahim hadiseler, eğitim sistemindeki yapısal sorunları bir kez daha tartışmaya açtı. Siverek eğitim camiasında uzun yıllar emek veren ve şu an görevini Adıyaman’da sürdüren eğitimci Mahmut Sami Çınar, yaşanan dehşetin ardından ezber bozan bir analiz paylaştı. Çınar’a göre; modern eğitim anlayışının dayattığı "öğrenci merkezli" modeller, öğretmenin sınıf içindeki yönlendirici gücünü elinden almış ve eğitimciyi sadece bir bilgi aktarıcısı konumuna indirgemiştir. Oysa bu elim olaylar, öğretmenin yeniden şahsiyet inşa eden, ahlak ve duruş sergileyen "merkezi otorite" konumuna getirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu göstermektedir.
Saygınlık Kaybı ve Kontrolsüzlüğün Bedeli
Son yıllarda eğitim sisteminde hayata geçirilen değişimler, öğretmenin toplum nezdindeki prestijini ve saygınlığını ciddi şekilde zedelemiştir. Mahmut Sami Çınar, disiplin ve sorumluluk dengesinin kurulamadığı bir ortamda, aşırılıkların ve şiddet eğilimlerinin zemin bulduğuna dikkat çekiyor. Öğretmen, toplumu geleceğe hazırlayan temel unsur olmaktan çıkarıldıkça, okullardaki güvenlik ve huzur iklimi de yerini kaosa bırakmıştır. Bu durum, sadece sınıf içindeki düzeni değil, genel toplumsal ahlakı da doğrudan etkilemiş; saygı sınırlarının ihlal edildiği bir ortamda şiddet, kaçınılmaz bir dışavurum haline gelmiştir.
Aile Kurumunda Otorite Zayıflığı ve "Çocuk Merkezli" Tehlike
Toplumun en küçük hücresi olan ailede yaşanan otorite boşluğu, sokaklardaki ve okullardaki şiddetin temel kaynağı olarak işaret ediliyor. Eğitimci Çınar, aile içerisinde ebeveyn otoritesinin zayıflamasının, çocukların sınır tanımayan, sorumluluk almayan ve her şeyi kendine mübah gören bireyler olarak yetişmesine yol açtığını vurguluyor. Modern aile yapısında çocuğun her isteğinin merkeze alınması, aslında ona iyilik değil, sınırlarını bilmeyen bir karakter inşa ederek kötülük yapmaktadır. Siverek ve Kahramanmaraş’taki acı olaylar, bu yetişme tarzının ne denli büyük bir sosyal patlamaya dönüşebileceğini en çıplak ve sarsıcı haliyle kanıtlamıştır.
Baba Figürünün Dönüşü: Liderlik ve Denge
Sağlıklı bireylerin yetişmesinde "baba" figürünün dengeleyici ve lider rolü hayati bir öneme sahiptir. Mahmut Sami Çınar, aile yapısının güçlenmesi için babanın rehberlik eden, kararlı bir disiplin anlayışı sunan ve sevgiyle yoğrulmuş otoritesinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini savunuyor. Baba figürünün pasifleştiği veya sadece ekonomik bir sağlayıcıya dönüştüğü evlerde, çocukların pusulasını kaybettiği görülmektedir. Sevgi ve merhametin yanına "ölçülü disiplin" eklendiğinde, çocukların şımarık ve kontrolsüz büyümesinin önüne geçilebilir. Bu nedenle, baba makamına iade-i itibar yapılması, toplumsal güvenliğin en temel taşlarından biridir.
“Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim ve vahim hadiseler, bizlere bir kez daha göstermiştir ki; eğitimde öğretmen merkezli bir paradigmaya, ailede ise baba merkezli bir yapıya yönelmek kaçınılmaz hâle gelmiştir. Kastettiğimiz baskıcı bir tahakküm değil; adalet, sevgi ve sorumluluk temelinde şekillenen dengeli bir otoritedir. Eğitimde öğrenci merkezli, ailede ise çocuk merkezli anlayışı sorgulamanın zamanı geldi de geçiyor. Öğretmene ve babaya hak ettiği itibarı iade etmezsek, daha güvenli bir gelecek inşa etmemiz mümkün olmayacaktır. Vefat eden meslektaşlarımıza ve evlatlarımıza rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.”
Adalet ve Sevgi Temelli Bir Gelecek İnşası
Eğitimci Mahmut Sami Çınar’ın üzerinde durduğu "otorite" kavramı, kaba kuvvet veya baskı anlamına gelmemektedir. Aksine; sevgi, saygı ve adalet sacayağı üzerine kurulu, rehberlik edici bir denetim mekanizmasını temsil etmektedir. Toplumun değerlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ifade eden Çınar, öğretmen ve ebeveynlerin rehberliğinin güçlendirilmesinin sarsılan toplumsal yapıyı onaracağını belirtiyor. Siverek ve Kahramanmaraş olaylarından alınması gereken en büyük ders; çocukları hayatın tek hakimi gibi yetiştirmekten vazgeçip, onlara haddini, hududunu ve başkalarının haklarına saygı duymayı öğreten geleneksel ama modernle harmanlanmış o güçlü yapıya geri dönmektir.Haber Feyzi DONAN