Gündem

Siverek’ten Milli İrade Çığlığı ;Şehit Aileleri ve Gazilerden Bayrak Saldırısına Sert Muhtıra!

Bağımsızlığımızın yegane sembolü olan şanlı al bayrağımıza uzanan kirli ellerin asıl hedefi neydi? Bu pervasız saldırı neden "münferit bir olay" olarak geçiştirilemez? Şehitlerimizin kanıyla sulanan bu topraklarda, bayrak onurunu korumak için nasıl bir bedel ödenmesi gerekiyor? Gazilerimizin "sabır asaletimizdendir" uyarısı, provokatörler için ne anlam taşıyor? detaylar haberimizde

Siverek’ten Milli İrade Çığlığı ;Şehit Aileleri ve Gazilerden Bayrak Saldırısına Sert Muhtıra!
23-01-2026 13:43
ŞANLIURFA

2026 yılının Ocak ayında Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşanan ve milli onurumuz olan Türk Bayrağı’nı hedef alan alçakça saldırı, Siverek’te büyük bir infiale ve kararlı bir duruşa yol açtı. Siverek Şehit Aileleri ve Gazileri ile Yardımlaşma Derneği Başkanı Hüseyin Gazi Aksoy, bu menfur olaya karşı sessiz kalmayarak Türk milletinin ve bedel ödeyen kahramanların hislerine tercüman oldu. Aksoy, yaptığı açıklamada bu girişimin sadece bir bez parçasına değil, Türk devletinin egemenliğine ve tarihsel mirasına yapılmış kasıtlı bir saldırı olduğunu vurguladı. Siverek’ten yükselen bu ses, bayrağın sahipsiz olmadığını ve bu toprakların hangi zorluklarla vatan kılındığını unutanlara verilmiş tarihi bir ders niteliği taşıyor.

Münferit Değil, Bilinçli Bir Meydan Okuma

Dernek Başkanı Hüseyin Gazi Aksoy, Nusaybin’de gerçekleşen olayın sıradan bir asayiş vakası ya da "yanlışlıkla" yapılmış bir hata olarak değerlendirilmesine şiddetle karşı çıktı. Bu saldırının Türk devletinin temel değerlerini sarsmaya yönelik, önceden planlanmış ve mesaj içerikli bir eylem olduğunu ifade eden Aksoy, bayrağın hedef alınmasının doğrudan milletin ortak iradesine yapılmış bir hakaret olduğunu belirtti. Açıklamada, bu tür karanlık provokasyonların Türk milletinin birliğini bozmaya yetmeyeceği, aksine milli duyguları daha da perçinleyeceği mesajı verildi. Aksoy’a göre, bayrağa el uzatan zihniyet, aslında Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü test etmeye kalkışıyor.

Şehidin Kefeni, Gazinin Şerefi: Kutsal Emanet

Açıklamanın en duygusal ve bir o kadar da sarsıcı kısmında, Türk Bayrağı’nın taşıdığı manevi yükün altı çizildi. Aksoy, bayrağın sadece bir devlet sembolü değil; şehitler için bir kefen, gaziler için ise ömür boyu göğüslerinde taşıyacakları bir şeref madalyası olduğunu hatırlattı. Devletin onurunun tartışmaya açılamayacağını belirten Aksoy, bu mukaddes değerin çiğnenmesine yönelik her türlü teşebbüsün karşısında, en başta bu vatan için bedel ödemiş şehit yakınlarını ve gazileri bulacağını ilan etti. Siverekli kahramanların bu duruşu, toplumsal hafızada bayrak sevgisinin ne kadar köklü ve sarsılmaz bir yere sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı.

“Türk Bayrağı, bu milletin namusudur, Şehidin kefenidir, Gazinin şerefidir. Bu bayrağa yapılan her saldırı doğrudan Türk Milletinin ortak iradesine yapılmıştır. Bizim sabrımız asaletimizdendir, acizlikten değil. Türk Bayrağı sahipsiz değildir, Şehitlerin emaneti tartışmaya açılamaz, Gazilerin onuru çiğnetilemez. Bu olayın takipçisi olunacaktır.”

Adalet ve Caydırıcılık Talebi: "Bu Mesele Kapatılamaz"

Hüseyin Gazi Aksoy, bu tür hain eylemlerin sadece kınama mesajlarıyla ya da zamana yayılarak unutturulamayacağını kararlılıkla ifade etti. Devletin yetkili kurumlarına seslenen Aksoy, saldırıya verilecek cevabın net, caydırıcı ve gelecekte benzer niyetleri olanlara emsal teşkil edecek kadar sert olması gerektiğini savundu. Meselenin hukuki takibinin sonuna kadar yapılacağını belirten dernek yönetimi, suçluların en ağır cezayı almasının toplumsal vicdanın soğutulması adına hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Siverek’ten yapılan bu çağrı, adaletin gecikmeden tecelli etmesi için mülki ve idari makamlara yönelik güçlü bir beklentiyi dile getiriyor.

Asaletimizden Gelen Sabır ve Milli Kararlılık

Dernek Başkanı Aksoy, şehit aileleri ve gazilerin vakur duruşunun bir zafiyet işareti olarak algılanmaması gerektiği konusunda da önemli bir uyarıda bulundu. "Bizim sabrımız asaletimizdendir, acizlikten değil" diyerek, vatan sevdalılarının her zaman devletinin yanında ve sükunet içinde olduğunu ancak milli değerlere saldırıldığında bu sabrın bir irade patlamasına dönüşebileceğini belirtti. Bu açıklama, toplumsal huzuru bozmaya çalışan odaklara karşı bir uyarı fişeği niteliği taşırken, aynı zamanda Türk milletine moral ve güç veren bir güven beyanı olarak kayıtlara geçti. Aksoy, Türk Bayrağı’na duyulan sevdanın, her türlü siyasi ve kişisel çıkarın üstünde olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Geleceğe Not Düşülen Tarihi Kayıt

Siverek Şehit Aileleri ve Gazileri ile Yardımlaşma Derneği tarafından yapılan bu geniş kapsamlı açıklama, sadece bugüne ait bir tepki değil, gelecekteki olası provokasyonlara karşı da bir bent işlevi görüyor. Hüseyin Gazi Aksoy, bu beyanatın tarihe düşülmüş bir kayıt olduğunu ve nesiller boyu bu vatanın nasıl korunduğunun bir kanıtı olarak saklanacağını ifade etti. Türk kamuoyuna duyurulan bu kararlılık metni, bayrak sevgisinin Anadolu’nun her bir köşesinde, özellikle de Siverek gibi kadim topraklarda ne kadar canlı olduğunu gösterdi. Sonuç olarak, bayrağa uzanan ellerin hukuk ve millet nezdinde asla affedilmeyeceği ve bu olayın sonuna kadar takipçisi olunacağı sözü verilerek açıklama noktalandı. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER