Şanlıurfa Siverek Gıda Maddeleri ve Esnaf Oda Başkanı Berat Dalaman, son dönemde esnafın en büyük kabusu haline gelen kredi engellerine karşı hükümete yönelik dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (ESKKK) aracılığıyla kullandırılan kredilerde, Bağ-Kur prim borcunun bir "kara liste" kriteri olarak kullanılmasının ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını vurgulayan Dalaman, bu uygulamanın binlerce esnafı iflasın eşiğine getirdiğini belirtti. Dalaman’a göre, ticaretin devamlılığı için hayati önem taşıyan finansmana erişim, sosyal güvenlik borçları nedeniyle aşılamaz bir duvara çarpmış durumda.
Ekonomik Çarkların Arasında Sıkışan Küçük Esnafın Sesi
Piyasalardaki daralma, fahiş kira artışları, yükselen enerji maliyetleri ve ağır vergi yükü altında ezilen küçük esnafın, Bağ-Kur primlerini düzenli ödemesinin mevcut şartlarda imkansız hale geldiğini ifade eden Berat Dalaman, sistemin kendi içinde büyük bir çelişki barındırdığını söyledi. Devletin bir yandan birikmiş primleri tahsil etmek isterken, diğer yandan bu borcun ödenmesini sağlayacak tek finansman kapısını kapatmasının sosyal devlet anlayışıyla çeliştiğini dile getirdi. Esnafın bu çıkmazda nefessiz kaldığını belirten Oda Başkanı, finansman kanalları kapalı bir esnaftan borcunu kapatmasını beklemenin rasyonel bir tarafı olmadığını savundu.
Çelişkili Bir Döngü: Borç Ödemek İçin Kredi Lazım
Berat Dalaman, esnafın Bağ-Kur borçlarını biriktirmesinin ardında yatan asıl nedenin "ödeme keyfiyeti" değil, "ödeme imkansızlığı" olduğunu özellikle vurguladı. Geliri düzensiz olan ve çoğu zaman asgari geçim şartlarını bile zorlayan esnafın, yüksek ve sabit prim ödemeleri altında değerlendirilmesinin sahadaki realiteyi yansıtmadığını kaydetti. Bu durumun esnafı kayıt dışı ekonomiye ittiğini ve uzun vadede sosyal güvenlik sistemini daha da zayıflattığını ifade eden Dalaman, çözümün cezalandırıcı değil, teşvik edici yöntemlerden geçtiğini belirterek şu sert ifadeleri kullandı:

“Bağ-Kur prim borcunun, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri nezdinde otomatik kredi engeli olarak baz alınmasına son verilmelidir. Esnaf borcunu keyfi olarak değil, ödeyemediği için biriktirmektedir. Devlet bir yandan prim beklerken, diğer yandan bu borcu kapatabilecek tek makul finansman kanalını kapatmaktadır. Esnafı köşeye sıkıştırarak prim tahsil edilmez; üreterek, ticaret yaparak ve ayakta kalarak prim ödenir. Bu yanlış uygulama ivedilikle son bulmalıdır.”
Çözüm Reçetesi: Kademeli Prim ve Niyet Esaslı Kredi
Sorunun çözümü için somut önerilerde bulunan Oda başkanı Berat Dalaman, kredi değerlendirme süreçlerinde prim borcunun otomatik bir engel olmaktan çıkarılması gerektiğini savundu. Kredi verilirken esnafın ticari faaliyetinin aktifliği, ödeme niyeti ve gelir potansiyelinin esas alınması gerektiğini belirten Dalaman, Bağ-Kur primlerinin de esnafın gerçek kazanç seviyesine göre kademeli bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulundu. Düşük gelirli bir esnafın, devasa ölçekli işletmelerle aynı prim yükümlülüğü altında tutulmasının adaletsiz bir yük olduğunu sözlerine ekledi.
Yapılandırmalar Vitrin Düzenlemesi Olmaktan Çıkmalı
Hükümetin periyodik olarak çıkardığı borç yapılandırmalarına da değinen Dalaman, bu modellerin "vitrin düzenlemesi" olmaktan öteye gitmesi gerektiğini ifade etti. Mevcut yapılandırma şartlarının genellikle esnafın ödeme kapasitesinin üzerinde kaldığını, bu nedenle borçların sadece ertelendiğini ancak bir türlü bitirilemediğini belirtti. Gerçekten uygulanabilir, düşük faizli ve esnafın nakit akışına uygun ödeme planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Oda Başkanı, ancak bu sayede piyasalarda gerçek bir canlanma yaşanabileceğini dile getirdi.
Piyasanın Can Suyu Esnafın Elinden Alınmamalı
Son olarak esnafın yükünü artıran değil, paylaşan bir yaklaşımın savunucusu olduklarını hatırlatan Berat Dalaman, bu kısıtlayıcı uygulamalar devam ettiği sürece yerel ekonominin canlanmasının mümkün olmayacağını ihtar etti. Esnafın rahatlamasının doğrudan çarşıya ve pazara bereket olarak döneceğini söyleyen Dalaman, yetkilileri bu seslenişe kulak vermeye ve esnafın üzerindeki "borç prangasını" çözmeye davet etti. Siverek esnafı adına yapılan bu çağrı, sadece bölge için değil, tüm Türkiye’deki küçük işletmelerin ortak talebi olarak ekonomi gündemindeki yerini aldı. Haber Feyzi DONAN