Yaşam

Siverek’in Kaybolan Mirası: Yazar Hasan Baydilli’den "Mavi Çarşafın" Hüzünlü Hikayesi

Bir dönemin zarafet simgesi olan mavi çarşaflar, Siverek sokaklarından neden birer birer çekildi? Genç kızları birer heykel gibi asil gösteren bu gizemli kumaşın Gaziantep’ten Siverek’e uzanan yolculuğu nasıl başladı? Şapka Devrimi’nden sonra yöresel kıyafetlerin yerini alan bu kültürel sembol, neden günümüzde sadece yaşlı kadınların omuzlarında bir anı olarak kaldı?

Siverek’in Kaybolan Mirası: Yazar Hasan Baydilli’den "Mavi Çarşafın" Hüzünlü Hikayesi
23-02-2026 10:11
ŞANLIURFA

Siverek Sokaklarında Bir Kültürün İzleri

Şanlıurfa’nın köklü geçmişiyle bilinen Siverek ilçesinde, toplumsal hafızanın en renkli ve bir o kadar da hüzünlü detaylarından biri olan "Mavi Çarşaf", yazar Hasan Baydilli’nin kaleminde yeniden hayat buldu. Bir zamanlar Siverekli kadınların ve genç kızların günlük yaşamdaki vazgeçilmez kıyafeti olan bu örtü, sadece bir giysi değil, aynı zamanda kentin sosyal dokusunu yansıtan bir kimlik kartı niteliğindeydi. Baydilli, kaleme aldığı yazısında, Siverek ile özdeşleşen bu geleneksel giyim tarzının tarihsel süreçteki yerini ve günümüzdeki dramatik yok oluşunu detaylı bir şekilde mercek altına aldı.

 Cumhuriyet Dönemi ve Kıyafette Dönüşüm

Siverekli kadınların giyim alışkanlıklarındaki büyük değişim, Hasan Baydilli’nin analizlerine göre Cumhuriyet’in ilanı ve beraberinde gelen devrimlerle paralellik göstermektedir. Şapka Devrimi ve modernleşme hareketlerinden sonra, daha önce farklı yöresel giysiler kullanan kadınlar, toplumsal yaşamda kendilerini ifade etme biçimi olarak mavi çarşafı benimsemişlerdir. Bu tercih, zamanla yerel bir moda akımına dönüşerek Siverek’in kendine has muhafazakarlık ve estetik anlayışını birleştiren özgün bir tarzın doğmasına vesile olmuştur. Çarşafın kendine has rengi, kentin tozlu sokaklarında adeta ferah bir gökyüzü yansıması oluşturuyordu.

Gaziantep’ten Gelen Zarafet: Attariyeci Kadınlar

Mavi çarşafın Siverek’teki yayılımı, o dönem için ilginç bir ticari ağın da parçasıydı. Bu özel kumaşlar genellikle komşu il Gaziantep’ten getirtilir ve Siverek’te evlerde "attariyecilik" yapan kadınlar tarafından mahalle aralarında satılırdı. Kadınların kadınlara satış yaptığı bu geleneksel ticaret modeli, mavi çarşafın Siverekli kadınlar arasında hızla yayılmasını ve adeta resmi olmayan bir "kent üniforması" halini almasını sağlamıştır. Bu kumaş, dokusu ve dayanıklılığı ile Siverek’in iklimine uyum sağlarken, rengiyle de diğer bölgelerdeki siyah çarşaf geleneğinden ayrışıyordu.

 Genç Kızların Asil Duruşu: Bir Heykel Zarafeti

Yazar Baydilli’nin tasvirlerine göre, mavi çarşaf sadece yaşlı kadınların değil, genç kızların da güzellik ve asalet simgesiydi. Vücudu boydan boya saran, sadece yüzü ve gözleri açık bırakan bu kıyafet içerisinde genç kızlar, adeta bir heykel veya bir çelenk gibi vakur bir görüntü sergilerlerdi. Bu giyim tarzı, dönemin Siverek’inde genç kızların toplumsal hayattaki yerini ve ailevi saygınlığını da temsil eden bir unsurdu. Mavi çarşafın dökümlü yapısı ve renginin verdiği huzur, Siverekli kadının asil duruşuyla birleştiğinde ortaya kente özgü estetik bir siluet çıkmaktaydı.

“Mavi çarşaf, zamanla adeta Siverek kadınlarıyla özdeşleşen bir kültür haline gelmiştir. Kadınların başlarını ve vücutlarını boydan boya tamamıyla kapatan ve sadece yüzü ve gözleri dışında tüm vücudunu saran bu mavi renkli örtü, Siverek'e özgü bir giyim tarzı olarak kabul edilmiştir. Özellikle şehir merkezinde yaşayan kadın ve genç kızlar içerisinde, genç kızlar bir heykel, bir çelenk gibi görüntü verirlerdi. Ancak toplumsal değişmelerle yerini modern giyim tarzına bırakan bu kıyafet, Siverek kadınının asil duruşunun, masumiyetinin ve kendine has yaşam tarzının en saf simgesiydi.”

Tarihin Tozlu Raflarına Kaldırılan Miras

Ne yazık ki, zamanın hızlı akışı ve küreselleşen dünyanın modern giyim tarzları, mavi çarşafı Siverek sokaklarından silmek üzere. Günümüzde bu kültürel mirasın izlerine sadece şehir merkezinde, parmakla sayılacak kadar az sayıdaki yaşlı kadının üzerinde rastlanmaktadır. Hasan Baydilli, yazısının sonunda bu kültürel kaybın yarattığı hüzne değinerek, mavi çarşafın tarih olmak üzere olduğu uyarısında bulunuyor. Bir zamanlar Siverek’in masumiyetini ve asaletini simgeleyen bu mavi gölge, artık sadece yazarın satırlarında ve eski fotoğraf karelerinde yaşayan nostaljik bir unsur haline dönüşmüş durumda. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER