Ekonomi

Siverek’in Şeytan Küçesi’nden Yarım Asırlık Zanaata: Alkaya Kardeşlerin Gurur Dolu Hikâyesi!

Siverek’in dar sokaklarından Şanlıurfa’nın kalbine uzanan, sabır ve emekle yoğrulmuş 40 yıllık bir serüvene tanıklık etmeye hazır mısınız? Amca yanındaki çıraklıktan, koca bir şehrin "Alkaya Ustaları" olmaya giden bu yolculukta Sefer ve Mehmet Alkaya kardeşler zamana nasıl direniyor? Ayakkabıdan valize, deriden umuda her parçaya ruh katan bu iki çınarın halka hizmet aşkı neden takdire şayan görülüyor? Şeytan Küçesi’nin o kadim havasın?

Siverek’in Şeytan Küçesi’nden Yarım Asırlık Zanaata: Alkaya Kardeşlerin Gurur Dolu Hikâyesi!
23-04-2026 17:06
ŞANLIURFA

Şeytan Küçesi’nde Atılan İlk Adımlar

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, yerel kültürün ve zanaatın merkezi sayılan tarihi Şeytan Küçesi, bugün Şanlıurfa genelinde tanınan iki dev ustanın sanat hayatına başladığı yer olarak hafızalarda yer alıyor. Sefer ve Mehmet Alkaya kardeşler, henüz çocuk yaşlarda amcalarının yanında çıraklığa başlayarak derinin kokusunu ve zanaatın inceliklerini bu dar sokaklarda soludular. Siverek’in o dönemki canlı ticari hayatı ve amcalarının disiplinli öğretileri, iki kardeşin bugün 40 yıla yaklaşan meslek hayatlarının en sağlam temellerini oluşturdu. Şeytan Küçesi’nde başlayan bu serüven, sadece bir iş öğrenme süreci değil, aynı zamanda hayata karşı dik durmanın ve ekmeği taştan çıkarmanın ilk dersiydi.

40 Yıllık Tecrübe: Emek ve Sabrın Harmanı

Dile kolay, tam 40 yıldır aralıksız bir şekilde ellerindeki aletlerle deriye şekil veren Sefer (54) ve Mehmet Alkaya (61) kardeşler, meslek hayatlarını "zamana meydan okumak" olarak tanımlıyor. Siverek’teki ilk yıllarının ardından rotayı Şanlıurfa merkezine kıran kardeşler, burada geçen yıllar içerisinde zanaatlarını adeta bir sanata dönüştürdüler. Mehmet usta tecrübesiyle, Sefer usta ise dinamizmiyle birbirlerini tamamlayarak, her türlü yıpranmış eşyayı adeta yeniden hayata döndürüyorlar. Onların dükkanına giren her eski ayakkabı veya valiz, sadece bir tamirat görmüyor; aynı zamanda kırk yıllık bir birikimin süzgecinden geçerek sahibine ulaşıyor.

Ayakkabıdan Valize Her Şeye Değen Usta Elleri

Alkaya kardeşlerin tezgahı, geniş bir yelpazede hizmet sunan gerçek bir şifa merkezi gibi çalışıyor. En ince ayakkabı tamirinden, devasa seyahat valizlerinin onarımına kadar her türlü zorlu görevi büyük bir titizlikle üstlenen Siverekli ustalar, "yapılamaz" denilenleri yapmalarıyla tanınıyorlar. Derinin dilinden anlayan, hangi malzemenin hangi yapıştırıcıyla veya dikişle tutacağını avucunun içi gibi bilen bu koca çınarlar, modern tüketim toplumunun "at ve yenisini al" kültürüne karşı, "onar ve yaşat" felsefesini savunuyorlar. Bu duruşları, sadece ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş bir meslek etiğini de temsil ediyor.

Halka Hizmet Hakka Hizmettir Anlayışı

Alkaya kardeşler için yaptıkları iş, sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda halka sunulan doğru ve dürüst bir hizmet yolu. Çıraklıktan bugüne kadar dürüstlükten ve helal kazançtan asla taviz vermediklerini belirten kardeşler, müşterilerinin memnuniyetini en büyük kazanç olarak görüyorlar. Şanlıurfa halkı tarafından "takdire şayan" olarak nitelendirilen bu hizmet anlayışı, dükkanın önünde eksik olmayan kalabalığın da en büyük sebebi. Kardeşler, yaptıkları her dikişte ve attıkları her perçinde, amcalarından öğrendikleri "Halka hizmet, Hakka hizmettir" düsturunu yaşatmaya devam ettiklerini ifade ediyorlar.

“Siverek’in o meşhur Şeytan Küçesi’nden yola çıktığımızda, elimizde sadece amcamızdan öğrendiğimiz zanaatımız ve dürüstlüğümüz vardı. Bugün Şanlıurfa’da 40 yılı geride bırakırken, hala aynı heyecanla dükkanımızı açıyoruz. Bizim için bir ayakkabıyı onarmak veya bir valizi eski haline getirmek, bir insanın yükünü hafifletmek demektir. Halka yapılan hizmetin doğru yapıldığında ne kadar kutsal olduğunu amcamızdan öğrendik ve bu koca çınarlar olarak nefesimiz yettiği sürece ekmek mücadelemizi bu doğrultuda sürdüreceğiz. Biz sadece deri dikmiyoruz, biz geçmişle gelecek arasında bir köprü kuruyoruz.”

Yarım Asırlık Emek Hikâyesinde Geleceğe Miras

Bugün Şanlıurfa’da ekmek mücadelesini onurlarıyla sürdüren Alkaya kardeşler, genç nesillere de örnek teşkil ediyor. Mesleklerine olan aşkları ve çalışma azimleriyle "zamana meydan okuyan ustalar" olarak anılmayı sonuna kadar hak ediyorlar. Siverek’ten başlayan ve Şanlıurfa’da devleşen bu yarım asırlık emek hikâyesi, zanaatın ve ustalığın ölmediğini, aksine tecrübeyle değerlendiğini kanıtlıyor. Sefer ve Mehmet Alkaya kardeşler, ellerindeki nasırlarla ve yüzlerindeki huzurlu gülümsemeyle, Şanlıurfa’nın yaşayan kültür mirasının en önemli parçalarından biri olarak meslek hayatlarına gururla devam ediyorlar. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER