Yaşam

Hayata Dair Grubu’ndan Siverekli Öğrencilere Karacadağ’ın Soğuğuna Gönüllü Isısı

Türkiye’nin dört bir yanındaki hayırseverleri tek bir çatıda buluşturan "Hayata Dair" grubu, Karacadağ’ın zorlu kış şartlarında eğitim gören çocukların yüzünü nasıl güldürdü? Gazi Kırsal Mahallesi’nde yankılanan mutluluk çığlıklarının arkasında hangi gönüllü kahramanlar var? Yardımlaşmanın sınır tanımayan gücü, Siverek’in mahrumiyet bölgelerinde nasıl bir umut ışığına dönüştü? detaylar haberimizde

Hayata Dair Grubu’ndan Siverekli Öğrencilere Karacadağ’ın Soğuğuna Gönüllü Isısı
05-02-2026 11:23
ŞANLIURFA

Karacadağ Bölgesinde İyilik Seferberliği

Türkiye’nin farklı şehirlerinden bir araya gelen gönüllülerin oluşturduğu "Hayata Dair" grubu, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yürüttüğü insani yardım faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. Daha önce de bölgedeki pek çok aileye el uzatan grup, bu kez rotasını kış şartlarının en sert geçtiği Karacadağ bölgesine çevirdi. İyilik kervanının bu durağı, Gazi Kırsal Mahallesi’nde bulunan İlk ve Ortaokulu oldu. Zorlu coğrafi koşullara rağmen eğitimlerine devam etmeye çalışan çocukların ihtiyaçlarını tespit eden gönüllüler, bölgenin dondurucu soğuğuna karşı dayanışmanın sıcaklığını taşıdı.

41 Öğrenciye Kışlık Kıyafet Sevinci

Gazi İlk ve Ortaokulu’nda eğitim gören ihtiyaç sahibi 41 öğrenci için hazırlanan özel paketler, büyük bir heyecanla okula ulaştırıldı. "Hayata Dair" grubu üyeleri tarafından özenle seçilen mont ve botlar, çocukların yaşlarına ve fiziksel özelliklerine göre ayrıştırıldı. Dağıtım sırasında çocukların gözlerindeki ışıltı, yardımlaşmanın toplumsal bağları ne kadar güçlendirdiğini bir kez daha kanıtladı. Sadece fiziksel bir ısınma değil, aynı zamanda çocukların gönüllerinde "yalnız değiliz" hissini uyandıran bu çalışma, bölgedeki eğitim motivasyonuna da doğrudan katkı sağladı.

Belgin Tuncer: "Maddi Değerlerle Ölçülemeyecek Bir Zenginlik"

Grubun kurucularından Belgin Tuncer, yürüttükleri faaliyetlerin temel motivasyon kaynağının samimiyet ve gönül birliği olduğunu ifade etti. Gönüllülerin büyük bir kısmının kısıtlı imkanlara sahip olmasına rağmen fedakarlıktan kaçınmadıklarını belirten Tuncer, şu duygusal ifadeleri kullandı: "Gönüllülerimiz, ekonomik durumları çok da iyi olmasa bile herkes elinden gelenin fazlasını yaparak insanlarımızın mutlu olmasını sağlıyor. Her üyemizin gönül zenginliği maddiyatla ölçülemeyecek kadar büyüktür. Bu samimiyet karşısında bazen bizler de duygusal anlar yaşıyoruz; gücümüz yettiğince her kapıya ulaşmaya, her kalbe dokunmaya devam edeceğiz."

Yardım Köprüsü: Emin Tekdemir Aracılığıyla Teslimat

Siverek'teki saha faaliyetlerinin organize edilmesinde ve lojistik sürecin yönetilmesinde grubun aktif gönüllüsü Emin Tekdemir kritik bir rol üstlendi. Türkiye’nin dört bir yanından gönderilen mont ve botlar, Tekdemir aracılığıyla güvenli bir şekilde Gazi Kırsal Mahallesi’ndeki okula ulaştırıldı. Emanetleri gerçek sahiplerine, yani minik öğrencilere bizzat teslim eden Tekdemir, hayırseverler ile bölge halkı arasında sağlam bir köprü kurdu. Bu koordinasyon sayesinde yardımlar, en kısa sürede ve en şeffaf şekilde ihtiyaç noktalarına ulaştırılmış oldu.

Sözcülerden Devamlılık Mesajı: "Bölgeye Desteğimiz Sürecek"

Grubun sözcüleri Belgin Tuncer ve Arzu Kılıç Dağbakan, yaptıkları ortak açıklamada Siverek ve çevresindeki mahrumiyet bölgelerinin kendileri için özel bir önem taşıdığını vurguladılar. Yardımların sadece Gazi Mahallesi ile sınırlı kalmayacağının altını çizen sözcüler, ihtiyaç sahibi her öğrenciye ve her aileye ulaşana dek bu iyilik yolculuğunun süreceğini belirttiler. Grubun temel felsefesinin, mesafeleri önemsemeden nerede bir ihtiyaç varsa orada bulunmak olduğunu ifade eden Dağbakan, Karacadağ’ın kışında hiçbir çocuğun üşümemesi için çalışacaklarını sözlerine ekledi.

Sessiz Kahramanların Büyük Başarısı

Hayata Dair grubu, resmi bir kurum olmanın ötesinde, tamamen sivil bir inisiyatifle nelerin başarılabileceğini tüm Türkiye’ye gösteriyor. Siverek’in tozlu yollarından Karacadağ’ın karlı yamaçlarına kadar uzanan bu iyilik eli, toplumsal bilincin ve kardeşliğin sembolü haline geldi. Dağıtımın sonunda okul bahçesinde oluşan tablo, sadece yeni montlarına kavuşan çocukların sevinci değil, aynı zamanda geleceğe dair umutların yeşermesiydi. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER