Gündem

Mısralarıyla Kudüs’ü, Aksiyonuyla Sendikal Mücadeleyi Ören Adam: Mehmet Akif İnan 26. Yılında Anıldı

"Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde" diyen o gür ses, aradan geçen çeyrek asra rağmen kalplerde nasıl yankılanıyor? Sadece bir şair değil, bir ufuk çizgisi olan Akif İnan’ın mirası bugün sendikal harekete nasıl yön veriyor? Genç nesiller onun "aksiyoner" duruşundan neler öğrenmeli?

Mısralarıyla Kudüs’ü, Aksiyonuyla Sendikal Mücadeleyi Ören Adam: Mehmet Akif İnan 26. Yılında Anıldı
08-01-2026 10:23
ŞANLIURFA

Edebiyatımızın ve sendikal mücadelemizin sembol isimlerinden biri olan Mehmet Akif İnan, vefatının üzerinden geçen 26 yıla rağmen, Şanlıurfa’nın kadim topraklarında bir kez daha rahmetle yâd edildi. Harran Kapı Mezarlığı’nda toplanan sevenleri, dostları ve dava arkadaşları, onun manevi huzurunda bir araya gelerek sadece bir anma programı değil, aynı zamanda bir vefa duruşu sergilediler. Kur’an-ı Kerim tilavetinin gölgesinde yapılan dualar, İnan’ın hem kalemine hem de yüreğine duyulan derin saygının bir nişanesi olarak Şanlıurfa semalarına yükseldi.

Zihinlerde Bir Muallim, Gönüllerde Bir Kudüs Şairi

Mehmet Akif İnan, tek bir kalıba sığdırılamayacak kadar zengin bir müktesebatın temsilcisiydi. O, sınıfta bir muallim, kağıt başında dertli bir şair, kürsüde ise kitleleri harekete geçiren bir fikir adamıydı. "Kudüs Şairi" unvanını sadece yazdığı lirik mısralarla değil, davasına olan sarsılmaz sadakatiyle kazanan İnan, entelektüel derinliğini aksiyoner bir ruhla birleştirerek yaşadığı döneme damga vuran müstesna bir şahsiyet olarak tarihe geçti.

Soylu Mücadelenin Temel Taşı: Memur-Sen

Onun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, kamu çalışanlarının hak mücadelesini kurumsallaştırmak için attığı tarihi adımdı. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in Kurucu Genel Başkanı olarak, Türkiye’deki sendikal harekete "soylu mücadele" tanımını kazandıran Akif İnan, emeğin hakkını ararken nezaketi ve fikri temeli asla elden bırakmadı. Anma programına telefonla bağlanarak katılan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, İnan’ın sendikal mirasının bugün hala pusula vazifesi gördüğünü şu sözlerle dile getirdi:

“Akif İnan üstadımız hem şairliğiyle, hem öğretmenliğiyle, hem yazarlığıyla, entelektüel kimliğiyle ve aksiyoner duruşuyla, sendikamızın kurucu genel başkanı olması vesilesiyle iz bırakmış, hatıralarıyla insanları yönlendirebilen ve ufuk çizebilen bir müktesebatı emanet etmiş kıymetli bir büyüğümüz. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen’in kurucu genel başkanı olması vesilesiyle de bu hatırasına, bu mirasına sahip çıkıyor, yeni kuşaklarla buluşturma konusunda olağanüstü gayret gösteriyoruz.”

Vefanın Şehri Urfa’da Birlik Tablosu

Şanlıurfa’nın yetiştirdiği bu büyük değerin kabri başındaki törende, Memur-Sen İl Temsilcisi İbrahim Coşkun da katılımcılara hitap ederek birliğin ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. Coşkun, Akif İnan’ın sadece bir sendika lideri olmadığını, aynı zamanda bir ağabey ve yol gösterici olarak her bir üyenin kalbinde özel bir yere sahip olduğunu belirtti. 26 yıldır her ölüm yıl dönümünde aynı heyecan ve hüzünle mezarı başında toplanan kalabalık, İnan’ın ektiği tohumların ne denli köklü olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Eğitim Camiasında Silinmez Bir İz

Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu’nun konuşması ise anma programına daha kişisel bir perspektif kazandırdı. İnan’ın eğitimci kimliğinin ve insani münasebetlerinin altını çizen Sultanoğlu, onunla tanışmış olmanın ve fikirlerinden feyzalmanın bir ayrıcalık olduğunu ifade etti. Genç eğitimcilerin, Mehmet Akif İnan’ın "yedi güzel adam" ekolünden gelen o vakur ve bilge duruşunu örnek alması gerektiğini hatırlatan Sultanoğlu, onun mirasının okullarda ve kütüphanelerde yaşamaya devam edeceğini söyledi.

Yarınlara Kalan Miras: Özgür Kudüs İdeali

Törenin sonunda yapılan dualar, Mehmet Akif İnan’ın hayalini kurduğu özgür Kudüs ve adil bir dünya temennileriyle birleşti. O, ardında sadece ciltlerce kitap ve güçlü bir sendikal yapı değil, aynı zamanda onurlu bir duruş bıraktı. "Şehirlerin kalbi" olarak nitelendirdiği Kudüs’ün hüznünü mısralarında nakış gibi işleyen İnan, kalemini bir dertli ney gibi kullanarak Anadolu insanının ruhuna dokunmayı başardı. Onun açtığı bu aydınlık yol, bugün hala binlerce kişi tarafından "yeni ufuklar ve yeni umutlar" sloganıyla yürünmeye devam ediyor. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER