Gündem

Memur-Sen’den Enflasyon Tepkisi: Memur ve Emeklinin Yükü Her Geçen Gün Ağırlaşıyor

Eylül enflasyonunun açıklanmasının ardından kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücündeki kayıp yeniden gündeme geldi. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı İbrahim Coşkun, hangi ekonomik gelişmelere dikkat çekti? Artan kira, gıda, ulaşım ve enerji giderleri sabit gelirli vatandaşların bütçesini nasıl etkiliyor?

Memur-Sen’den Enflasyon Tepkisi: Memur ve Emeklinin Yükü Her Geçen Gün Ağırlaşıyor
05-10-2026 13:21
ŞANLIURFA

Eylül Enflasyonu Sonrası Alım Gücü Tartışması

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Coşkun, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Eylül ayı enflasyon verilerinin ardından kamu görevlileri ve emeklilerin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eylül ayında enflasyonun yüzde 1,84 olarak gerçekleştiğini, üç aylık enflasyonun yüzde 5,57’ye, yıllık enflasyonun ise yüzde 29,73 seviyesine ulaştığını belirten Coşkun, açıklanan rakamların sabit gelirli kesimin karşı karşıya kaldığı ekonomik baskıyı ortaya koyduğunu ifade etti. Kamu çalışanları ve emeklilerin gelirleri ile temel ihtiyaçlar için yapılan harcamalar arasındaki makasın giderek açıldığını savunan Coşkun, ücretlerdeki artışların hayat pahalılığı karşısında yeterli seviyeye ulaşamadığını dile getirdi.

Enflasyon Hedeflerindeki Revizyon Dikkat Çekti

İbrahim Coşkun, Merkez Bankası’nın Enflasyon Raporu ile Orta Vadeli Program’da 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin enflasyon hedef ve beklentilerinin yukarı yönlü değiştirilmesinin kamu görevlileri ve emeklilerin yaşadığı gelir kaybı açısından önemli olduğunu belirtti. Ekonomideki fiyat hareketlerinin maaş ve ücretlerin reel değerini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Coşkun, beklentilerdeki değişimin çalışanların geleceğe ilişkin ekonomik planlamalarını da zorlaştırdığını söyledi. Kamu görevlilerinin elde ettiği gelirin yalnızca maaş artışları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Coşkun, gerçek satın alma gücünün temel tüketim kalemlerindeki fiyat artışları dikkate alınarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

Gıda, Kira ve Akaryakıt Giderleri Öne Çıkıyor

Coşkun’un değerlendirmesinde özellikle vatandaşların günlük yaşamında doğrudan karşılaştığı zorunlu harcamalara dikkat çekildi. Genel enflasyon oranlarının yanı sıra gıda fiyatları, kira bedelleri, ulaşım giderleri ve akaryakıt zamlarının hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Sabit gelirle yaşamını sürdüren memur ve emeklilerin, temel ihtiyaçlara ayırmak zorunda oldukları payın yükselmesi nedeniyle gelirlerinin önemli bölümünü zorunlu harcamalara ayırmak durumunda kaldığı ifade edildi. Bu tablonun yalnızca kamu çalışanlarını değil, düzenli ve sabit gelire sahip geniş bir kesimi etkilediğini belirten Coşkun, artan yaşam maliyetlerinin vatandaşların satın alma gücünü her geçen gün daha fazla aşındırdığını kaydetti.

Enerji Faturaları ve Eğitim Masrafları da Bütçeyi Zorluyor

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı İbrahim Coşkun, enerji giderlerindeki artışın da hane bütçeleri üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekti. 4 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren doğalgazdaki kademeli tarife uygulamasının ardından enerji faturalarında yaşanabilecek ilave artışların, zaten yüksek olan zorunlu giderlere yeni bir yük getireceğini belirten Coşkun, okulların açılmasıyla birlikte eğitim harcamalarının da aile bütçelerinde önemli bir kalem haline geldiğini ifade etti. Gıda, barınma, ulaşım ve enerji giderlerinin aynı dönemde yükselmesinin sabit gelirli ailelerin ekonomik hareket alanını daralttığını dile getiren Coşkun, temel ihtiyaçların karşılanmasının giderek daha fazla bütçe gerektirdiğini söyledi.

Gelir Dağılımındaki Dengesizliğe Dikkat Çekildi

Ekonomik göstergelerdeki gelişmelerin yalnızca enflasyon rakamlarından ibaret olmadığına işaret eden Coşkun, artan yaşam maliyetlerinin toplumdaki gelir dağılımı üzerindeki etkisinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Piyasalarda yaşanan fiyat hareketlerinin farklı gelir grupları arasındaki ekonomik farkı daha görünür hale getirdiğini savunan Coşkun, özellikle sabit gelirli vatandaşların yüksek enflasyon dönemlerinde gelirlerini korumakta daha fazla zorlandığını ifade etti. Gelir kaybının zaman içerisinde sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Coşkun, çalışanların ve emeklilerin yaşam standartlarının korunmasının ekonomik politikaların önemli başlıklarından biri olması gerektiğini vurguladı.

“Gelir Kayıpları Daha Fazla Görmezden Gelinmemeli”

İbrahim Coşkun, kamu görevlileri ile emeklilerin yaşadığı gelir kayıplarının artık daha fazla ertelenmemesi gerektiğini belirterek, ekonomik göstergelerin vatandaşların günlük hayatındaki karşılığının dikkate alınması çağrısında bulundu. Artan sosyal maliyetin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Coşkun, yıllar içerisinde biriken ekonomik sorunların çözümünün daha fazla ötelenmesinin çalışanlar ve emekliler açısından yeni kayıplara yol açabileceğini dile getirdi. Coşkun, kamu görevlileri ve emeklilerin satın alma gücünün korunması, gelir kayıplarının telafi edilmesi ve temel ihtiyaçlara erişimin kolaylaştırılması yönünde daha güçlü adımlar atılması gerektiğini savundu.

İbrahim Coşkun, “Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin yaşadığı gelir kayıpları artık görmezden gelinmemeli; artan sosyal maliyet görülmeli ve yıllardır biriken sorunlar daha fazla ötelenmemelidir” değerlendirmesinde bulundu. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNAN HABERLER