Sağlık

Harran Üniversitesi Hastanesi’nden Tıp Literatürüne Geçecek Başarı

Harran Üniversitesi Hastanesi’nden Aort Anevrizmasında Tam Kapalı Devrim! Sessizce ilerleyen ve hiçbir belirti vermeden hayati risk oluşturan "Sessiz Katil" ile mücadelede yeni bir dönem mi başlıyor? Bölgede ilk kez uygulanan ve hastayı kesi ya da dikiş olmadan sağlığına kavuşturan bu mucizevi teknik nasıl bir teknolojik altyapı gerektiriyor? Ameliyattan sadece bir saat sonra ayağa kalkıp yürüyen hastanın iyileşme sürecindeki bu hızın sırrı ne?

Harran Üniversitesi Hastanesi’nden Tıp Literatürüne Geçecek Başarı
20-01-2026 10:00
ŞANLIURFA

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi, tıp dünyasındaki gelişmeleri yakından takip ederek bölge halkına umut olan dev bir operasyona imza attı. Kardiyoloji Anabilim Dalı tarafından gerçekleştirilen ve "Aort Anevrizması" olarak bilinen damar balonlaşmasına yönelik tam kapalı girişimsel işlem, Şanlıurfa ve çevre iller için bir milat niteliği taşıyor. Kalpten çıkan ve vücudun ana otobanı sayılan aort damarının hayati risk oluşturacak düzeyde genişlemesi, hastanenin uzman kadrosu tarafından uygulanan ileri düzey tekniklerle, klasik cerrahi yöntemlere gerek kalmadan başarıyla tedavi edildi. Bu operasyon, hastanenin sadece bölgede değil, Türkiye genelindeki seçkin merkezler arasındaki yerini de perçinlemiş oldu.

Sessiz Katil: Belirti Vermeyen Ölümcül Risk

Aort anevrizması, tıp literatüründe "sessiz katil" olarak adlandırılan, sinsice ilerleyen ve genellikle damar patlayana kadar kendini belli etmeyen son derece tehlikeli bir hastalık olarak biliniyor. Doç. Dr. Halil Fedai, bu hastalığın ciddiyetine dikkat çekerek, yakın zamanda bir siyasetçimizin kaybıyla konunun toplumsal hafızada yer ettiğini hatırlattı. Erken teşhis edilmediğinde aort yırtılmasına bağlı ani kayıplara yol açabilen bu balonlaşma, genetik yatkınlık, yüksek tansiyon ve yaşam tarzı gibi faktörlerle tetiklenebiliyor. Uzmanlar, bu sessiz tehdidin ancak düzenli kontroller ve ileri teknolojik görüntüleme yöntemleriyle fark edilebileceğini vurguluyor.

Açık Ameliyata Karşı Teknolojik Kalkan: TEVAR Yöntemi

Geçmişte aort anevrizması tanısı alan hastalar için tek seçenek, vücutta geniş kesiler açılan ve uzun iyileşme süreleri gerektiren zorlu açık ameliyatlardı. Ancak tıp teknolojisindeki hızlı dönüşüm, Harran Üniversitesi Hastanesi’nde uygulanan TEVAR (tam kapalı) yöntemini birincil tercih haline getirdi. Bu modern yaklaşım sayesinde, hastanın vücudunda hiçbir büyük cerrahi müdahale yapılmadan, damar içinden gönderilen özel stentlerle balonlaşan bölge devre dışı bırakılıyor. Bu yöntem, özellikle yaşlı veya ek hastalıkları nedeniyle açık ameliyatı kaldıramayacak durumda olan hastalar için hayat kurtarıcı bir alternatif sunuyor.

“Hastamıza başka bir merkezde açık ameliyat önerilmişti ancak kendisi bu yöntemi tercih etmedi. Prof. Dr. Halil Altıparmak, Prof. Dr. Zülkif Tanrıverdi, Doç. Dr. Mustafa B. Taşcanov ve Doç. Dr. Kenan Toprak ile birlikte oluşturduğumuz güçlü ekip sayesinde, hastayı uyutmadan, kesi ve dikiş yapmadan hem aortunu hem de bacak damarlarını aynı seansta tedavi ettik. Bu başarı tam bir ekip ruhunun sonucudur.”

Ali Koçal’ın İkinci Baharı: 24 Saatte Taburcu

Hastaneye başvuran 62 yaşındaki Ali Koçal, kendisine önerilen açık kalp ameliyatının risklerinden çekinerek modern tıbbın kapısını çaldı. Harran Üniversitesi Hastanesi’ndeki uzman ekip tarafından değerlendirilen Koçal, bölgede bir ilk olma özelliği taşıyan tam kapalı yöntemle operasyona alındı. Operasyonun en dikkat çekici yanı ise hastanın işlemden sadece bir saat sonra yürümeye başlaması ve 24 saat gibi kısa bir sürede sağlığına tamamen kavuşarak taburcu edilmesi oldu. Hastanın hem ana aort damarı hem de bacaklara giden damarları aynı operasyon içinde onarılarak, yaşam kalitesi saniyeler içinde eski haline döndürüldü.

İleri Girişimsel İşlemlerde Ekip Ruhunun Önemi

Bu tür karmaşık ve hayati önem taşıyan operasyonların başarısı, sadece teknolojiye değil, aynı zamanda disiplinler arası güçlü bir iş birliğine dayanıyor. Doç. Dr. Halil Fedai, operasyon sırasında olası komplikasyonlara karşı hazır bekleyen Kalp ve Damar Cerrahisi ekibinin desteğinin altını çizerek, başarının kolektif bir çaba olduğunu ifade etti. Kardiyoloji ve cerrahi ekiplerinin senkronize çalışması, hastaya sunulan güvenlik ağını en üst seviyeye çıkarırken, Harran Üniversitesi’nin sağlık vizyonunu da uluslararası standartlara taşıdı. Bu birliktelik, bölgedeki diğer sağlık kuruluşları için de bir örnek teşkil ediyor.

Başhekimi Doç. Dr. İdris Kırhan’dan Güven Mesajı

Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İdris Kırhan, gerçekleştirilen operasyonun ardından yaptığı açıklamada, bölgenin en donanımlı sağlık tesisi olma hedeflerine bir adım daha yaklaştıklarını belirtti. Kırhan, üniversite hastanesinin sadece tedavi eden değil, aynı zamanda ileri tıp tekniklerini bölgeye getiren bir öncü olduğunu vurguladı. Vatandaşların artık büyük şehirlere gitmesine gerek kalmadan, kendi şehirlerinde dünya standartlarında sağlık hizmeti alabildiklerini belirten Başhekim Kırhan, nitelikli ve çağdaş sağlık hizmeti sunma kararlılıklarının süreceğini ifade ederek operasyonu gerçekleştiren tüm hekimleri kutladı. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER