Diz Sağlığında Modern Tehditler ve Her Yaşa Yayılan Riskler
Şanlıurfa ve çevresinde sağlık hizmetlerinin öncü merkezi olan Harran Üniversitesi Hastanesi, son dönemde artış gösteren eklem şikâyetlerine karşı önemli bir bilgilendirme seferberliği başlattı. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Altay, diz ağrılarının artık toplumun her kesimini etkileyen küresel bir sağlık sorunu haline geldiğini vurguladı. Eskiden yalnızca ileri yaşın bir emaresi olarak görülen bu şikâyetlerin, günümüzde çocuklardan profesyonel sporculara kadar her yaş grubunda baş gösterdiğini belirten Altay, hastaneye başvuruların büyük bir kısmının eklem sıvısı azlığı ve erken evre kireçlenme sorunlarından oluştuğuna dikkat çekti.

Genç Nesilde Spor Yaralanmaları ve Kapalı Cerrahi Devrimi
Genç yaş grubundaki diz ağrılarının birincil nedenini spor yaralanmaları oluşturuyor. Prof. Dr. Altay, özellikle amatör veya profesyonel düzeyde sporla uğraşan gençlerde menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ yaralanmalarının sıkça görüldüğünü ifade etti. Ancak tıp teknolojisindeki gelişmeler, bu travmaların tedavisinde büyük kolaylıklar sağlıyor. Harran Üniversitesi Hastanesi bünyesinde uygulanan artroskopik, yani kapalı cerrahi yöntemler sayesinde, büyük kesiler açılmadan eklem içindeki hasarlar onarılabiliyor. Bu yöntem, hastaların operasyon sonrası iyileşme sürecini hızlandırırken, gençlerin spor hayatına ve günlük rutinlerine minimum kayıpla dönmelerine olanak tanıyor.

Orta Yaşın Kabusu: Kıkırdak Aşınması ve Yaşam Tarzı Faktörleri
Orta yaş ve üzerindeki bireylerde ise diz ağrısının rengi tamamen değişerek kıkırdak sağlığına odaklanıyor. Prof. Dr. Altay, bu yaş grubunda eklem kıkırdağındaki aşınmaların temelinde genetik yatkınlığın yanı sıra modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış beslenme alışkanlıklarının yattığını belirtti. Özellikle fazla kilonun diz eklemine binen yükü katladığını söyleyen uzman isim, sadece fiziksel faktörlerin değil; sigara kullanımı ve kontrolsüz hormonal ilaç tüketiminin de kıkırdak dokusunu biyolojik olarak zayıflattığını hatırlattı. Bu süreçte yaşanan doku kayıpları, tedavi edilmediği takdirde kalıcı kısıtlılıklara yol açabiliyor.

Orto-Biyolojik Tedavilerle Eklem Koruma Dönemi
Harran Üniversitesi’nin tedavi felsefesinin temelinde "eklemi korumak" ilkesi yer alıyor. Cerrahi müdahaleden önce vücudun kendi kendini onarma mekanizmalarını harekete geçiren yöntemlere öncelik veriliyor. Prof. Dr. Altay, günümüzde başarıyla uyguladıkları orto-biyolojik tedaviler sayesinde, eklem içindeki doku harabiyetini biyolojik ajanlarla baskıladıklarını ve doğal yapıyı desteklediklerini açıkladı. Bu ileri teknolojik yaklaşımlar, eklem ömrünü uzatarak hastaların protez ihtiyacını yıllarca öteleyebiliyor. Hastanenin güçlü akademik kadrosu, her hastaya özel bir "terzi usulü" tedavi haritası çıkararak güvenilir sonuçlar elde ediyor.
“Harran Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği olarak önceliğimiz, hastalarımızın kendi eklemlerini mümkün olan en uzun süre ve en sağlıklı şekilde korumaktır. Diz ağrısı artık sadece bir yaşlılık sorunu değil; beslenmeden sigaraya, spor yaralanmalarından fazla kiloya kadar pek çok faktörün bileşkesidir. Biz burada vücudun kendi onarım gücünü destekleyen orto-biyolojik tedavilerle eklemi koruyor, zorunlu hallerde ise en güncel cerrahi teknikleri kullanıyoruz. Amacımız, hastalarımızın yaşam kalitesini artırmak ve onları ağrısız bir geleceğe hazırlamaktır. Geliştirdiğimiz tekniklerin uluslararası tıp literatüründe yer bulması, sunduğumuz hizmetin kalitesinin bir kanıtıdır.”

İleri Evrede Protez Ameliyatları ve Yaşam Kalitesinde Artış
Tüm koruyucu tedavilere rağmen kıkırdak kaybının geri dönülemez noktaya ulaştığı durumlarda, diz protezi ameliyatları devreye giriyor. Prof. Dr. Mehmet Akif Altay, şiddetli ağrı nedeniyle yürüme yetisini kaybetmek üzere olan hastalarda protez cerrahisinin hayat kurtarıcı bir seçenek olduğunu belirtti. Güncel ve güvenli cerrahi teknikler sayesinde, protez ameliyatlarının artık çok daha düşük riskle ve yüksek konforla yapıldığını ifade eden Altay, bu operasyonların başarısının dünya genelindeki bilimsel yayınlarda da takdir edildiğini söyledi. Güçlü teknolojik altyapı ve uzman kadroyla gerçekleştirilen bu ameliyatlar, yaşlı hastaların sosyal hayata yeniden tutunmasını sağlayan en etkili çözüm yolu olarak öne çıkıyor.Haber Feyzi DONAN