Siverek’in İl Olma Mücadelesinde Bir Sembol
Şanlıurfa’nın en büyük ilçelerinden biri olan Siverek’te, yıllardır süregelen "il olma" davasının en gür sesi hiç şüphesiz Koç Ali Aymaz olmuştur. 1990 yılında kurduğu Siverek’i İl Yapma ve Kalkındırma Derneği (SİVİLDER) ile ilçenin gasp edilen il haklarının iadesi için diplomatik ve toplumsal bir seferberlik başlatan Aymaz, bu mücadeleyi sadece siyasi bir talep olarak değil, bir varoluş gayesi olarak görüyor. Siverek’in hak ettiği statüye kavuşması adına Ankara koridorlarından Siverek sokaklarına kadar her platformda emek veren Aymaz, bugün gelinen noktada şehrin kültürel ve siyasi hafızasının en önemli koruyucularından biri olarak kabul ediliyor.
Bir Şehri Tanımlamanın En Duygusal Hali
Koç Ali Aymaz için Siverek, harita üzerindeki bir koordinattan çok daha fazlasını temsil ediyor. Şehrin kalkınması için verdiği somut mücadelenin ardında yatan o derin bağ, Aymaz’ın son paylaşımlarında lirik bir anlatımla gün yüzüne çıkıyor. Kendisine yöneltilen "Siverek nedir?" sorusuna verdiği yanıtlar, bir aktivistin ötesinde, toprağına aşık bir insanın ruh halini yansıtıyor. Bu tanımlamalar, Siverek’in sadece binalardan ve caddelerden oluşmadığını; bir kimlik, bir aidiyet ve uğruna her şeyden vazgeçilebilecek bir değerler silsilesi olduğunu tüm kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyor.

Koç Ali Aymaz’ın Gözünden Siverek Portresi
Siverek sevdalısı Aymaz, bu kadim coğrafyaya olan bağlılığını şiirsel bir dille aktarırken, her kelimenin altına yılların birikmişliğini ve özlemini yerleştiriyor. Onun dünyasında Siverek, karanlığı aydınlatan bir gök cismi kadar parlak ve hayati bir öneme sahip. Aymaz, yüreğindeki Siverek tanımını şu sözlerle ebedileştiriyor: “Benim için Siverek bir aşktır, benim için Siverek bir tutkudur. Benim için Siverek arzudur, benim için Siverek özlemdir. Benim için Siverek Ay’dır, benim için Siverek Güneş’tir. Benim için Siverek vatandır, benim için Siverek Türkiye’dir. Benim için Siverek yatılacak topraktır, benim için Siverek her şeydir.”
SİVİLDER ve Sivil Toplumun Gücü
1990 yılında kurulan SİVİLDER, Siverek’in sosyal ve ekonomik anlamda kalkınması için bir lokomotif görevi üstlendi. Koç Ali Aymaz liderliğinde yürütülen faaliyetler, sadece il olma talebiyle sınırlı kalmayıp, ilçenin eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda sesini duyurmasını sağladı. Aymaz’ın vizyonu, Sivereklilerin ortak bir amaç etrafında kenetlenmesine vesile olurken, derneğin çatısı altında toplanan binlerce gönüllü, Siverek sevgisini profesyonel bir hak arama mücadelesine dönüştürdü. Bu süreçte yaşanan tüm zorluklara rağmen Aymaz, "Siverek her şeydir" düsturundan asla taviz vermedi.
Vatan Sevgisiyle Yoğrulan Bir Aidiyet
Aymaz’ın tanımlamalarında en dikkat çekici noktalardan biri, Siverek’i doğrudan "Vatan" ve "Türkiye" kavramlarıyla özdeşleştirmesi oluyor. Bu yaklaşım, yerel aidiyetin ulusal bütünlükle nasıl harmanlandığını ve bir insanın doğup büyüdüğü toprağa olan sadakatinin kutsallığını gösteriyor. Siverek’i ay ve güneş gibi hayati ışık kaynaklarına benzetmesi, şehrin sönmez bir enerji kaynağı olduğunu vurgularken; "yatılacak toprak" ifadesi ise bu sevdanın mezara kadar sürecek nihai bir bağlılık olduğunun altını çiziyor. Aymaz için Siverek, yaşamın başlangıcı ve sonu arasındaki o en anlamlı köprüdür.
Bir Mücadelenin Gelecek Nesillere Mirası
Haberin detaylarında görüldüğü üzere, Koç Ali Aymaz’ın Siverek davası sadece bir unvan arayışı değil, bir onur mücadelesidir. Onun "Siverek Nedir?" sorusuna verdiği bu derin cevaplar, genç nesil Siverekliler için bir vasiyet niteliği taşıyor. Şehrin kalkınması, il olma hakkının geri alınması ve kültürel mirasın korunması için harcanan bu emekler, Siverek sevgisinin ne kadar büyük bir itici güç olabileceğini gösteriyor. Aymaz’ın önderliğindeki bu yürüyüş, Siverek’in gelecekteki statüsü ne olursa olsun, bir kente nasıl sahip çıkılması gerektiğinin dersini veriyor. İl hakının iadesi için Siverekliler gibi oda kendini bu yolda ömrünü çabalayarak bu güne kadar Siverek il olsun plakası 82 olsun diyor. Haber Feyzi DONAN