Sosyal güvenlik sistemimizin en önemli sacayaklarından biri olan BAĞ-KUR sigortalıları için beklenen müjdeli haber nihayet Resmî Gazete aracılığıyla duyuruldu. Türkiye genelinde binlerce esnaf ve bağımsız çalışanı yakından ilgilendiren prim borcu sorunu, devletin sunduğu yeni bir esneklik ile geçici de olsa çözüme kavuşturuldu. Özellikle ekonomik dalgalanmaların hissedildiği dönemlerde prim ödemelerinde güçlük çeken vatandaşların en büyük endişesi olan sağlık hizmetlerinden mahrum kalma riski, yayımlanan son Cumhurbaşkanlığı kararıyla birlikte 2026 yılı sonuna kadar ertelenmiş oldu.
Resmî Gazete’de Yayımlanan Kritik Düzenleme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren ve kamuoyuna ilan edilen bu karar, sosyal devlet ilkesinin güncel bir tezahürü olarak değerlendiriliyor. Düzenleme kapsamında, 60 günden fazla prim borcu bulunan BAĞ-KUR sigortalılarının, Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık tesislerinde ve devlet üniversitesi hastanelerinde muayene ve tedavi olma hakları yasal güvence altına alındı. Karar metninde net bir şekilde ifade edildiği üzere, bu uygulama 31 Aralık 2026 tarihine kadar kesintisiz olarak devam edecek ve borçlu sigortalıların sağlık sistemine erişimi kısıtlanmayacak.

Geniş Kapsamlı Sosyal Koruma Şemsiyesi
Söz konusu düzenleme sadece prim borcu bulunan asıl sigortalıyı değil, aynı zamanda bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerini de kapsıyor. Sigortalının eşi, çocukları ve anne-babası, ana sigortalının borcu nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanamama mağduriyeti ile karşı karşıya kalmayacaklar. Bu durum, toplumun geniş bir kesimi için hayati bir güvence oluştururken, özellikle çocukların ve yaşlıların sağlık kontrollerinin aksamaması adına stratejik bir önem taşıyor. Ailelerin sağlık sistemine olan güveni bu sayede korunmuş oluyor.
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, 60 günden fazla prim borcu olan Bağ-Kurlular ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler, 31/12/2026 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam edebileceklerdir.”
Periyodik Bir Devlet Geleneği Olarak Destek
Aslında bu uygulama, Türkiye’nin sosyal güvenlik politikaları çerçevesinde her yıl periyodik olarak yinelenen bir destek mekanizması haline gelmiş durumdadır. Her ne kadar kalıcı bir borç silinmesi veya genel yapılandırma olmasa da, vatandaşların en temel insan hakkı olan sağlık hizmetinden mahrum bırakılmaması ilkesi titizlikle gözetiliyor. Devlet, bir yandan prim alacaklarını takip etmeye devam ederken diğer yandan vatandaşının en zor anında yanında olduğunu, Resmî Gazete’de yayımlanan bu tür hayati kararlarla bir kez daha tescillemiş oluyor.
Esnafın Üzerindeki Sağlık Baskısı Hafifliyor
Ekonomik hayatın bel kemiği olan esnaf ve sanatkârlar için bu karar, üzerlerindeki mali ve psikolojik baskının bir nebze de olsa azalması anlamına geliyor. Ticari faaliyetlerini sürdürürken prim ödemelerini düzene sokmaya çalışan küçük işletme sahipleri, olası bir sağlık probleminde hastane kapısından dönmeyeceklerini bilmenin huzurunu yaşıyor. Bu destek, 2026 yılı boyunca esnafın sağlık endişesi taşımadan üretimine ve ticaretine odaklanmasına katkı sağlayacak, sosyal barışın korunmasına da doğrudan hizmet edecek bir teşvik niteliği taşıyor.
Gelecek Projeksiyonu ve Beklentiler
Sonuç olarak, 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak bu düzenleme, milyonlarca vatandaş için kritik bir nefes borusu işlevi görüyor. Uzmanlar, bu tür geçici çözümlerin yanı sıra BAĞ-KUR prim sisteminde daha sürdürülebilir ve yapısal reformların da önümüzdeki süreçte gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Şimdilik yıl sonuna kadar güvence altında olan sigortalılar, sağlanan bu geniş zaman dilimini borçlarını yapılandırmak veya ödeme planlarını revize etmek için stratejik bir fırsat olarak kullanabilirler. Haber Feyzi DONAN