Gündem

AYM'den Tarihi Karar: Türkiye'de Süresiz Nafaka Dönemi Sona Erdi

Yıllardır süren ve toplumu ikiye bölen "süresiz nafaka" tartışması, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla yeni bir boyuta taşındı. Peki, bu karar boşanmış milyonlarca kişinin hayatını nasıl etkileyecek? "Nafaka mağdurları" için bir zafer mi, yoksa ekonomik güvencesi olmayan kadınlar için yeni bir yoksulluk dalgasının habercisi mi? 9 ay içinde ne değişecek?

AYM'den Tarihi Karar: Türkiye'de Süresiz Nafaka Dönemi Sona Erdi
04-06-2026 12:54
ANKARA

Türkiye'nin sosyal ve hukuki gündemini uzun yıllardır meşgul eden süresiz yoksulluk nafakası uygulaması, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) verdiği tarihi bir kararla son buldu. Yüksek Mahkeme, boşanma sonrası ömür boyu devam edebilen nafaka yükümlülüğünü düzenleyen kanun hükmünü, oy çokluğuyla Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Bu karar, özellikle "nafaka mağduru" olarak adlandırılan ve kısa süreli evlilikler sonrası dahi yıllarca nafaka ödemek zorunda kalan binlerce kişiyi doğrudan ilgilendiriyor.

Fitili Ateşleyen Başvuru: Antalya'dan AYM'ye Uzanan Hukuk Mücadelesi

Bu tarihi kararın arkasında, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin yaptığı somut norm denetimi başvurusu yatıyor. Aile Mahkemesi, bakmakta olduğu bir davada, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan "süresiz olarak" ifadesinin Anayasa'nın eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu savunarak konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Yerel mahkemenin bu adımı, yıllardır süren toplumsal tartışmaların en yüksek yargı organının gündemine gelmesine ve nihayetinde milyonların hayatını etkileyecek bu kararın alınmasına zemin hazırladı.

İptal Edilen Sistem Ne Diyordu?

Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği düzenleme, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alıyordu. Bu maddeye göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, boşanmadaki kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla, diğer eşin mali gücü oranında ve "süresiz olarak" nafaka talep edebiliyordu. Uygulamada bu durum, bir gün bile evli kalan bir kişinin, belirli şartlar altında eski eşine ömür boyu nafaka ödemesi gibi sonuçlar doğurabiliyor, bu da ciddi toplumsal ve bireysel mağduriyetlere yol açabiliyordu.

Kararın Arkasındaki Temel Felsefe

Anayasa Mahkemesi'nin kararının gerekçesi, taraflar arasındaki dengeyi yeniden kurma amacı taşıyor. Yüksek Mahkeme, yoksulluğa düşen eşi koruma amacının meşru olduğunu kabul etmekle birlikte, bu korumanın diğer eş üzerinde orantısız ve süresiz bir yük oluşturmaması gerektiğinin altını çizdi. Kararın temel mantığı, bir sosyal yardım niteliği taşıması gereken nafakanın, ödeyen taraf için bir cezaya dönüşmemesi gerektiği fikrine dayanıyor.

Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın korunması sosyal hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu koruma sağlanırken, diğer tarafın hayatı boyunca sürecek bir yükümlülük altına sokulması, kişilerin yeniden hayat kurma hakkına ve mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale teşkil edebilir. Taraflar arasındaki menfaat dengesi, adil ve makul bir süre sınırlaması ile kurulmalıdır.

Şimdi Gözler Meclis'te: 9 Aylık Geri Sayım Başladı

Anayasa Mahkemesi, kararının hemen yürürlüğe girmesi durumunda ortaya çıkabilecek hukuki boşluğu önlemek amacıyla kritik bir adım attı. Mahkeme, iptal kararının yürürlüğe giriş tarihini, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonrasına erteledi. Bu 9 aylık süre zarfında, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni bir yasal düzenleme yaparak nafaka konusunda adil, dengeli ve öngörülebilir yeni kurallar getirmesi bekleniyor. Yeni düzenlemenin evlilik süresi, yaş, çocuk sayısı ve eşlerin ekonomik durumu gibi kriterlere göre bir süre sınırı getirmesi öngörülüyor.

Toplumda Sevinç ve Endişe Bir Arada: Yeni Bir Tartışma Başlıyor

AYM'nin kararı, "nafaka mağdurları" ve onların aileleri tarafından büyük bir sevinçle karşılanırken, kadın hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından ise endişeyle izleniyor. Kararı sevinçle karşılayanlar, adaletin tecelli ettiğini ve modern köleliğin sona erdiğini savunurken, endişeli kesimler ise yeni düzenleme yapılırken kadınların kazanılmış haklarının korunmaması ve özellikle evlilik nedeniyle iş hayatından çekilmiş, ekonomik güvencesi olmayan kadınların daha da yoksulluğa itilmesi riskine dikkat çekiyor. Bu karar, süresiz nafaka tartışmasını bitirmiş olsa da, adil bir nafaka sisteminin nasıl olması gerektiğine dair yeni ve daha yoğun bir tartışmanın fitilini ateşlemiş durumda. Haber Feyzi DONAN

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER