?>

BAĞIMLILIK İRADE EKSİKLİĞİMİDİR?

Uzm. Psk. Sinan Dağbakan

2 saat önce

 Günümüz dünyasında "bağımlılık" denildiğinde çoğumuzun aklına hemen kimyasal maddeler, alkol ya da son yıllarda hayatımızın merkezine yerleşen ekranlar geliyor. Bir uzman psikolog olarak sahada ve seansta sıkça karşılaştığım en büyük yanlış anlaşılma, bağımlılığın yalnızca bir "kişilik zayıflığı" veya "irade eksikliği" olarak görülmesidir.Oysa bağımlılık, bireyin zayıflığından değil, çoğu zaman baş edemediği duygusal yüklerden, yalnızlıktan, travmalardan ve ruhsal boşluklardan kaçma çabasından doğar.

İnsanoğlu doğası gereği acıdan kaçmaya ve hazza yönelmeye programlıdır. Yaşamın getirdiği ağır stres, çözülemeyen içsel çatışmalar veya ifade edilemeyen duygular biriktikçe, zihin kendini korumak için hızlı bir kaçış yolu arar. İşte bağımlılık geliştiren nesne ya da davranış bu bir madde, kumar, sosyal medya ya da bir ilişki olabilir.Bireye geçici bir rahatlama ve sahte bir kontrol duygusu sunar.

Fakat bu geçici rahatlama, kısa süre sonra yerini daha büyük bir suçluluk ve pişmanlık döngüsüne bırakır. Birey, yaşadığı suçluluk duygusuyla baş edebilmek için tekrar aynı davranışa sığınır ve görünmez zincirler tam da bu noktada sıkılaşır.

Toplum olarak bağımlılıkla mücadele eden bir bireye İrade göster, bırak! demek, bacağı kırık bir insana gayret et, koş! demekten farksızdır. Bağımlılık bir irade sorunu değil, bir bağlanma ve iyileşme ihtiyacıdır.

Bu köşe yazısı serimizde, önümüzdeki haftalarda bağımlılığın altında yatan psikolojik dinamikleri, ailelerin doğru bildiği yanlışları, dijital çağın getirdiği yeni nesil bağımlılıkları ve en önemlisi bu zincirleri kırmanın bilimsel yollarını adım adım ele alacağız.

Unutmayalım ki, bağımlılığın zıttı sadece "temiz kalmak" değil; yeniden hayatla, kendimizle ve sevdiklerimizle sağlıklı bağlar kurabilmektir.

Haftaya, bağımlılık döngüsünün ilk nasıl başladığını ve beynimizin bize oynadığı duygusal oyunları konuşmak üzere...

Sağlıcakla kalın.

YAZARIN DİĞER YAZILARI