"Anne beni okula bırakacak ama çok korkuyor. Demek ki okulda korkulacak bir şey var."
Bazen uyum sürecini zorlaştıran şey okulun kendisi değil, evden sınıfa taşınan bu görünmez kaygıdır. Anne sürekli "Ağlamayacaksın değil mi? Beni özleyecek misin?" diye sorarsa, çocuk henüz yaşamadan ayrılığın korkutucu olduğuna inanmaya başlar. İşte tam bu noktada ebeveynin yapması gereken çocuğun elini daha sıkı tutmak değil, yavaş yavaş serbest bırakmayı öğrenmektir. Büyümelerine İzin Verin; Anaokulu, evden kopuş değil bağımsız bir birey olma yolunda atılan ilk adımdır. Çocuk birkaç saat boyunca kendi akranlarıyla sosyalleşecek, sırasını bekleyecek, kendi eşyalarına sahip çıkacak ve küçük sorunlarla baş etmeyi öğrenerek keyifli zaman geçirecektir.Elbette zorlanabilirler; İlk günlerde ağlayabilir veya annelerini özleyebilirler.Yemeği reddedebilir ya da tuvalet konusunda aksilikler yaşayabilirler.İçine kapanabilir veya fazlasıyla hareketli davranabilirler.Sınıf kuralları başladığında evdeki özgür hayatı elinden gittiği için okulu sevmediğini, gitmek istemediğini söyleyebilir.
Bunların hiçbiri "çocuğum okula hazır değil" anlamına gelmez.Yalnızca zamana ihtiyacı olduğunu gösterir. Her düşüşlerinde onları hemen kaldırmayın, her ihtiyacını çocuğunuz söylemeden karşılamayın. Çocuğun bağımsızlaşması, sizin onun yerine yaptıklarınızla değil, kendi başına başarmasına izin verdiklerinizle gerçekleşir. Ona verebileceğiniz en büyük güven mesajı şudur: "Sen bunu yapabilirsin, ben sana inanıyorum."
Doğru Cümleler, Sağlam Adımlar; İyi niyetle kurulan bazı cümleler, çocukta okulun tehlikeli olduğu algısını yaratabilir.Kaçınmamız gerekenler: "Beni özlersen hemen öğretmenine söyle, seni erken alırım." "Öğretmen sana kızdı mı?" "Kapıda bekleyeceğim."
Yerine koyabileceklerimiz: "Okulda çok güzel zaman geçireceksin." "Öğretmenin her konuda sana yardımcı olacak." "Ben işlerimi bitirip seni almaya geleceğim." Çocuk içeride yeni dünyasını keşfederken, kapının arkasında gözü yaşlı beklemek veya eve döndüğünde ilk olarak "Bugün ağladın mı?" diye sormak yerine, günü "Bugün seni en çok ne mutlu etti?" sorusuyla karşılayın. Çocuğun okul anılarının kaygı üzerine kurulmasına izin vermeyin.Kusursuz Bir Başlangıç Beklemeyin; Anaokuluna başlayan bir çocuğun her şeyi kusursuz yapmasını beklemeyin. Ayakkabısını henüz bağlayamıyor, yemeğini yavaş yiyor ya da oyuncağını paylaşmak istemiyor olabilir. Bunlar birer başarısızlık değil, çocukluğun ta kendisidir.
Onlara yanılmaları, denemeleri ve yeniden başlamaları için alan bırakın. Çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde durmasını istiyorsak, bugün onların ellerine sımsıkı tutunmaktan vazgeçmeliyiz.
Okullar açılıyor… Yeni sınıflar, yeni öğretmenler, yeni arkadaşlar ve yepyeni hikayeler başlıyor. Bu hikayenin ilk sayfasını korkuyla değil, güvenle açalım. Onları koruyalım ama hayatın doğal akışından koparmadan… Ve sevgili ebeveynler, artık çocuklarımızın büyüdüğünü kabul edelim.Çocuğunuza bağlılığı lütfen bağımlılığa dönüştürmeyelim…Çocuğunuz okula hazır; peki siz, onlardan bir adım geriye çekilip kendi yollarını bulmasına izin vermeye hazır mısınız?