Geçmişin “Sinemada Öldü” Sözü Bugüne Taşındı
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan Yazar ve Gazeteci Şükrü Dolaş, son yazısında özellikle gençleri ve aileleri yakından ilgilendiren bahis, kumar ve bağımlılık konusunu ele aldı. Dolaş, yazısına çocukluk ve gençlik yıllarından kalan bir aile anısıyla başladı. Rahmetli annesinin, eve geç gelen çocuklarına kızdığı dönemlerde “Sinemada öldü hayırsız evlat!” şeklindeki sözlerini hatırlatan Dolaş, o yıllarda gençlerin en büyük eğlencelerinden biri olan sinemaya dahi bazı aileler tarafından kötü alışkanlık olarak bakıldığını aktardı. Ancak günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte gençlerin karşı karşıya kaldığı risklerin çok daha farklı bir boyuta ulaştığını belirten Dolaş, geçmişte masum görünen alışkanlıkların yanında bugün dijital ortamda çok daha büyük tehlikelerin bulunduğuna dikkat çekti.
Asıl Tehlike Cep Telefonlarına Kadar Ulaştı
Dolaş, günümüz gençlerinin karşı karşıya kaldığı bağımlılıkların başında bahis ve kumarın geldiğini savunduğu yazısında, özellikle emek harcamadan kısa sürede para kazanma düşüncesinin kişileri bu alışkanlıklara sürükleyebildiğini ifade etti. Bahis ve kumarın zaman içerisinde kontrol edilmesi güç bir alışkanlığa dönüşebileceğine dikkat çeken Dolaş, bu süreçte kişilerin borçlarını gizlemek veya çevresinden para temin etmek amacıyla çeşitli bahanelere başvurabildiğini yazdı. Bağımlılığın yalnızca kişinin kendisini değil, ailesini ve yakın çevresini de etkileyebildiğini belirten Dolaş, ailelerin çocuklarının davranışlarındaki değişimleri erken fark etmesinin önemine işaret etti. Yazısında kendi çevresinde yaşanan olaylardan da söz eden Dolaş, bahis ve kumar nedeniyle ekonomik ve sosyal sorunlar yaşayan insanların durumunun toplum açısından ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu dile getirdi.
Ailelerin Yıllarca Biriktirdiği Emek Tehlikeye Girebiliyor
Şükrü Dolaş’ın yazısında üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri de bağımlılığın aile ekonomisine ve aile içindeki ilişkilere verdiği zarar oldu. Bazı kişilerin bahis veya kumar nedeniyle anne ve babalarının yıllar boyunca büyük emeklerle oluşturduğu birikimleri, malları ve mülkleri kaybetme noktasına gelebildiğini belirten Dolaş, ailelerin ise çocuklarının daha büyük bir zarara uğramaması için çoğu zaman çaresiz kaldığını ifade etti. Anne ve babaların evlatlarını koruma içgüdüsüyle borçlarını kapatmaya, sorunlarını çözmeye veya yeniden ayağa kaldırmaya çalıştığını aktaran Dolaş, bu durumun kimi zaman aileleri de ağır bir ekonomik ve psikolojik yükün altında bırakabildiğini yazdı. Dolaş, geçmişte bahis ve kumar nedeniyle yuvası dağılan, ekonomik olarak büyük kayıplar yaşayan kişilerin son dönemlerine ilişkin sosyal medya paylaşımlarını gördüğünü ve bunların kendisini derinden etkilediğini belirterek toplumun yaşananlardan ders çıkarması gerektiğini vurguladı.
“Dijital çağın ortasındayız. Keşke sinemaya düşkün bir evladımız kalsaydı. Hani annem derdi ya: ‘Hayırsız evlat sinemada öldü.’”
“Bağımlılık Sadece Maddeden İbaret Değil”
Dolaş, yazısında daha önce Siverek’te madde bağımlılığı konusunda çeşitli yazılar kaleme aldığını hatırlatarak, bağımlılık kavramına ilişkin düşüncelerinin zaman içerisinde genişlediğini ifade etti. Geçmişte bağımlılık denildiğinde daha çok uyuşturucu ve benzeri maddelerin akla geldiğini belirten Dolaş, son yıllarda yakın çevresinde karşılaştığı olayların bahis ve sanal kumarın da ciddi bir bağımlılık alanı oluşturduğunu kendisine gösterdiğini aktardı. Özellikle dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline gelmesiyle bahis içeriklerine ulaşmanın daha kolay hale geldiğine dikkat çeken Dolaş, ailelerin çocuklarının ekran başındaki davranışlarını ve sosyal çevresindeki değişimleri yakından takip etmesinin önemine değindi. Bununla birlikte Dolaş, madde kullanımında bazı durumlarda tıbbi testlerin yol gösterici olabildiğini, bahis bağımlılığının ise dışarıdan bakıldığında uzun süre fark edilmeyebildiğini belirterek ailelerin karşı karşıya kaldığı güçlüğü gündeme getirdi.
“Çocuklarımızı Nasıl Koruyacağız?”
Yazısının son bölümünde bağımlılıkla mücadelede Siverek toplumunun da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Dolaş, özellikle gençlerin bahis ve kumar ortamından uzak tutulması konusunda ortak bir farkındalık oluşturulması gerektiğini savundu. Dolaş, yazısında bağımlı olduğu düşünülen kişilerin fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılması ve teşhir edilmesi yönünde kişisel bir öneride bulunurken, bu düşüncesinin toplum tarafından tartışılmasını istedi. Ancak böyle bir yöntemin kişilerin özel hayatı, itibar hakkı, kişisel verileri ve hukuki sorumluluklar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği de ayrı bir tartışma konusu olarak öne çıkıyor. Dolaş, yazısının sonunda okuyucularına seslenerek kendi görüşünün desteklenmesi veya eleştirilmesi konusunda fikirlerin paylaşılmasını istedi ve bahis ile bağımlılık sorununa karşı toplumun nasıl bir yol izlemesi gerektiği sorusunu gündeme taşıdı.
Dolaş topluma seslenerek “Bana katılan veya karşı olanlar lütfen fikirlerini yazsınlar...” diyerek objektif olmaları konusunda ailelere seslendi.Haber Feyzi DONAN