Şanlıurfa’nın tarih kokan ilçesi Siverek, bugünlerde edebi bir heyecanın eşiğinde. Kentin sosyal dokusuna olan bağlılığı, insancıl kimliği ve yardımsever kişiliğiyle tanınan usta kalem Hasan Baydilli, uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığı yeni eseriyle okurlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 2026 yılının bu ilk aylarında müjdelenen eser, Siverek’in sadece binalardan ve sokaklardan ibaret olmadığını, yaşayan bir organizma gibi ruhu olan bir şehir olduğunu kanıtlar nitelikte. Baydilli’nin mütevazı kişiliğiyle harmanladığı bu edebi çalışma, kentin hafızasını tazelemeyi hedefliyor.
Kadim Kentin Hafızası Üç Bölümde Canlanıyor
"Bir Şehrin Anatomisi" adını taşıyan bu kapsamlı eser, üç ana sütun üzerine inşa edilmiş durumda. Kitap; "Siverek Nedir?", "Siverek Manifestosu" ve "Dünü ve Bugünü ile Siverek'in Kültür Yapısı" başlıkları altında, kentin genetik kodlarını inceliyor. Manzume türünde kaleme alınan bu eser, kuru bir tarih anlatısından ziyade, duygu yüklü dizelerle şehrin karakterini ortaya koyuyor. Baydilli, Siverek’in tarihsel derinliğini modern bir manifesto ile birleştirerek, kentin kültürel mirasını gelecek nesillere aktaracak edebi bir köprü kuruyor.
Duyguların ve Hakikatin Çıplak Portresi
Hasan Baydilli, bu eseri okuyanların sıradan bir metinle karşılaşmayacağının altını çiziyor. "Bir Şehrin Anatomisi", okuyucusunu adeta bir duygu sarmalının içine çekmeyi vaat ediyor. Kitabın sayfaları arasında gezinirken kimi zaman derin bir tefekkür haliyle düşünecek, kimi zaman kentin kaybolan değerlerine üzüleceksiniz. Yazarın deyimiyle; yer yer güleceğiniz, yer yer ise gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bu eser, Siverek’i tüm çıplaklığıyla, maskelerden arındırılmış bir gerçeklikle gün yüzüne çıkarıyor. Şehrin saklı kalmış hüzünleri ve neşesi, bu manzumelerde yeniden hayat buluyor.
“Bir Şehrin Anatomisi adlı bu eserim bir roman, gezi veya biyografi denemesi değildir. Bu benim Siverek'e dair gözlemlerimin, onun evlerde, mekanlarda, küçelerde yankılanan seslerin ve toprak altında saklı kalan sırların manzume diliyle kalplere tercüme edilişidir.”
Küçelerden Kalbe Uzanan Bir Edebi Tercüme
Yazarın bu özgün çalışması, klasik türlerin sınırlarını aşan bir nitelik taşıyor. Bu eser ne bir seyahatname ne de bir otobiyografi; o, bizzat Siverek’in kendisinin bir anlatısıdır. Baydilli, kentin taş duvarları arasında yankılanan sesleri, eski evlerin avlularında biriken hikayeleri ve toprağın altında sessizce bekleyen bin yıllık sırları şiirsel bir dille kalplere tercüme ediyor. Bu manzume dili, şehrin somut gerçekliğini soyut bir duygu evrenine taşıyarak okuyucunun şehri sadece görmesini değil, hissetmesini sağlıyor.
Siverek’i Bilmek ve Yeniden Keşfetmek
Eserin en büyük iddiası ise hem Sivereklilere hem de dışarıdan bakanlara farklı pencereler açmasıdır. Şehri bilenler için "Bir Şehrin Anatomisi", tozlu raflarda kalan anıları canlandıran bir anımsama vesilesi olacak. Şehre yabancı olanlar veya onu sadece uzaktan tanıyanlar için ise bu kitap, Siverek’i keşfetme arzusunu tetikleyen derin bir rehber niteliği taşıyor. Baydilli, manzumeleriyle okuru elinden tutarak Siverek’in ruhuna doğru bir yolculuğa çıkarırken, kentin dünü ile bugünü arasındaki o ince çizgiyi belirginleştiriyor.
Geleceğe Miras Kalan Bir Kent Şiiri
Hasan Baydilli’nin kaleminden süzülen bu eser, Siverek edebiyatında yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Yakında raflardaki yerini alacak olan "Bir Şehrin Anatomisi", kentin kültürel yapısını ve toplumsal kimliğini edebi bir dille mühürlüyor. Yazarın naif gözlemleriyle şekillenen bu çalışma, bir şehre duyulan karşılıksız aşkın ve derin bir aidiyetin en somut kanıtı olarak tarihe not düşülüyor. Siverek’in sesini duymak isteyen herkes için bu kitap, bir şehirden çok daha fazlasını anlatacak gibi görünüyor. Haber Feyzi DONAN