Eğitimde adanmışlığın ne demek olduğunu gösteren, gönüllere dokunan bir fedakarlık öyküsü Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden geldi. Bayırözü İlk ve Ortaokulu Müdürü Mehmet Ali Baturalp, öğrencilerinin teneffüslerde rahatça oynayabileceği, güvenli bir alana sahip olması için kollarını sıvadı. Elindeki imkanlarla okul bahçesini kaplayan ve çocukların hareket alanını kısıtlayan yabani otları temizlemek için eline tırpanı alarak, bir idareciden çok bir bahçıvan gibi çalışmaya başladı.
Teneffüsler İçin Sıra Dışı Bir Çözüm
Okul bahçeleri, öğrencilerin ders aralarında enerjilerini attığı, sosyalleştiği ve nefes aldığı en önemli alanlardır. Ancak Bayırözü Okulu'nun bahçesi, zamanla büyüyen ve etrafı saran otlar nedeniyle kullanışsız bir hale gelmişti. Bu durumu gören Okul Müdürü Mehmet Ali Baturalp, öğrencilerinin bu temel hakkından mahrum kalmasına göz yummadı. Profesyonel bir yardım veya ekipman beklemek yerine, sorumluluk alarak kendi imkanlarıyla bu sorunu çözmeye karar verdi ve bu cefakar direnişiyle herkese örnek oldu.
Bu dokunaklı çabanın ardındaki motivasyonu kendi sözleriyle özetleyen Müdür Baturalp, amacının yalnızca öğrencilerinin mutluluğu olduğunu vurguladı. Yaptığı işin büyüklüğünden çok, niyetinin saflığını ortaya koyan müdürün bu tavrı, onun sadece bir idareci değil, aynı zamanda öğrencileri için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır bir rol model olduğunu gösterdi. Onun için önemli olan, unvanı ya da makamı değil, sorumlu olduğu çocukların yüzündeki bir tebessümdü.
Okulumuzun bahçesinde büyüyen otları öğrencilerimizin rahat bir ortamda teneffüslerini geçirme adına tırpanla temizleme kararı kıldım. Benim adım Mehmet Ali, elimden gelen budur.
"Ben Tırpancı Değilim, Zemin Engebeli"
Mehmet Ali Baturalp, bu işi yaparken bir yandan da alçakgönüllülüğünü koruyarak, yaptığı işin zorluklarına dikkat çekti. Profesyonel bir tırpancı olmadığını, elindeki aletlerin yetersizliğini ve okul bahçesi zemininin engebeli yapısını dile getirerek aslında ne kadar zorlu bir işe kalkıştığını da ortaya koydu. "Ben tırpancı değilim. Tırpan kötü, zemin engebeli olunca ancak bu kadar yapılıyor" sözleri, onun mükemmeli aramadığını, sadece elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını gösteren samimi bir itiraftı.
Onun bu hareketi, imkanların kısıtlı olduğu bir coğrafyada, şikayet etmek veya beklemek yerine, "elinden geleni yapma" felsefesinin en somut örneği oldu. Mehmet Ali Öğretmen, o gün sadece okulun bahçesindeki otları değil, aynı zamanda imkansızlıklar karşısında yeşeren umutsuzluk düşüncelerini de biçmiş oldu. Bu davranışı, öğrencilerine ve çevresine kelimelerle anlatılamayacak kadar değerli bir hayat dersi verdi. Haber Feyzi DONAN