2026 yılının başında, toplumsal bilgi akışının en önemli aktörleri olan gazetecilere yönelik artan baskılar, basın camiasında büyük bir infiale neden oldu. Son dönemde haber takibi sırasında yaşanan haksız gözaltılar, sokak ortasında basın emekçilerine yönelen fiziksel saldırılar ve son derece kaygı verici bir boyuta ulaşan dijital sansür uygulamaları, demokratik toplum düzenini sarsmaya devam ediyor. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), yaşanan bu çok yönlü hak ihlallerine karşı sessizliğini bozarak, basın özgürlüğünün sadece gazetecilerin değil, tüm toplumun ortak davası olduğunu vurgulayan kapsamlı bir deklarasyon yayımladı.
Sokakta Şiddet, Sanalda Engel: Gazetecilik Kuşatma Altında
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti tarafından yapılan analizlerde, gazetecilerin maruz kaldığı baskıların artık sadece fiziksel müdahalelerle sınırlı kalmadığı, dijital mecralara da sıçradığı belirtiliyor. Kamuoyunu aydınlatma misyonunu üstlenen basın mensupları, sahada güvenlik güçlerinin veya karanlık odakların saldırılarına uğrarken, aynı zamanda sosyal medya hesaplarının kapatılması veya içeriklerinin engellenmesi yoluyla görünmez kılınmaya çalışılıyor. GGC, bu durumu halkın tarafsız bilgiye ulaşma kanalının bilinçli bir şekilde tıkanması olarak nitelendirerek, gazetecilik faaliyetlerinin "suç" kategorisine sokulma çabalarını sert bir dille eleştirdi.
Anayasal Güvence Altındaki Görev Hedef Alınamaz
Basın özgürlüğünün hem anayasa hem de uluslararası sözleşmelerle koruma altında olduğuna dikkat çeken Cemiyet, gazetecilerin hedef haline getirilmesinin hukuk devletine indirilmiş ağır bir darbe olduğunu ifade etti. Haber peşinde koşan bir gazetecinin susturulmaya çalışılmasının, aslında gerçeklerin üstünün örtülmesi anlamına geldiği vurgulandı. Özellikle toplumsal olayları takip eden muhabirlerin gözaltına alınması, mesleğin icrasını imkansız hale getiren bir korku iklimi yaratmayı amaçlıyor. GGC, hiçbir baskı veya şiddet yönteminin, halkın haber alma özgürlüğünün önüne geçemeyeceğinin altını bir kez daha çizdi.
Cezasızlık Kültürüyle Mücadele Çağrısı
Gazetecilere yönelik saldırıların faili olan kişilerin gereken cezaları almaması, basın camiasındaki en büyük yaralardan biri olarak gösteriliyor. GGC Yönetim Kurulu, yetkililere seslenerek, sorumluların "cezasızlık zırhı" arkasına saklanmalarına izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Görev başındaki bir basın emekçisine el kaldıran veya dijital alanda sansür uygulayan yapıların şeffaf bir şekilde soruşturulması, adaletin tesisi için hayati önem taşıyor. Cemiyet, yargı makamlarını ve emniyet birimlerini, gazetecilerin can güvenliğini sağlama ve ifade hürriyetini koruma konusunda daha aktif rol almaya davet etti.
“Haber takibi yapan gazetecilere yönelik gözaltıları, görev başındaki basın emekçilerine uygulanan fiziksel şiddeti ve dijital mecralardaki seslerinin susturulmasını şiddetle kınıyoruz. Yetkilileri; gazetecilerin can güvenliğini sağlamak ve sorumluların cezasızlık zırhı arkasına saklanmasına izin vermemek konusunda göreve davet ediyoruz. Basın özgürlüğü demokratik bir toplumun temel taşıdır; gazetecilerin dışlandığı bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir.”
Demokrasinin Temel Taşı: Özgür ve Sansürsüz Basın
Basın özgürlüğü ile demokrasi arasındaki koparılamaz bağa değinen açıklama, özgür olmayan bir basının bulunduğu ülkelerde şeffaflıktan ve adaletten bahsedilemeyeceğini ortaya koydu. Dijital sansürün yeni bir otoriterleşme aracı olarak kullanılması, bilgi çağında toplumu karanlığa mahkum etme girişimi olarak değerlendiriliyor. GGC, medyanın bağımsız kalabilmesinin, toplumun her kesiminin denetlenebilir ve hesap verebilir bir yönetim modeline kavuşması için zorunlu olduğunu belirtti. Gazetecilerin fiziksel ve dijital alandan dışlanması, yalnızca meslektaşlarımızı değil, doğrudan vatandaşın doğru bilgiye ulaşma hakkını hedef almaktadır.
GGC’den Dayanışma ve Kararlılık Mesajı
Açıklamanın son bölümünde, mesleki dayanışmanın önemi ve vazgeçilmezliği vurgulandı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, her türlü engelleme ve saldırıya rağmen meslektaşlarının yanında durmaya devam edeceklerini ve sansürsüz gazetecilik taleplerinden asla geri adım atmayacaklarını ilan etti. Bu kararlı duruş, bölgedeki ve ülkedeki tüm basın çalışanları için bir umut ışığı olurken, kamuoyuna da gerçeklerin takipçisi olunacağı sözü verildi. GGC, bağımsız gazeteciliğin onurunu korumak için hukuksal ve toplumsal mücadelesini her platformda sürdüreceğini saygıyla duyurdu. Haber Feyzi DONAN