Arşiv haberi · Özgün yayın tarihi: 3 Haziran 2024
Sahipsiz Köpekler ve Güvenlik Endişeleri
Türkiye’de uzun zamandır gündemde yer alan sahipsiz köpekler ve bu köpeklerin saldırılarına karşı yasal düzenleme hazırlıkları sürerken, sokakların güvenli olmasını isteyen vatandaşlar yetkililerden acil çözüm bekliyor. Artan köpek popülasyonu nedeniyle sokaklarda, caddelerde, sahillerde, parklarda ve yürüyüş parkurlarında sahipsiz köpek saldırıları yaşanıyor. Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Savunma Derneği (GÜSODER) tarafından hazırlanan “Başıboş Köpek Sorunu Raporu”na göre, Türkiye’de yaklaşık 5 milyon sahipsiz köpek bulunuyor ve bu köpekler doğrudan veya dolaylı olarak insanların yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyor.
Köpek Saldırıları ve Sağlık Riskleri
Raporda, son iki yılda Türkiye’de 50’si çocuk, 107 kişinin köpek saldırılarında hayatını kaybettiği belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre, kuduz riskli temas sayısı 2023’te 438 bine ulaştı. Ayrıca, köpek dışkısından bulaşan “kist hidatik” hastalığı 2005-2019 arasında 8,8 kat arttı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı haritalarda Türkiye, “kuduz riskli temasın yüksek olduğu ülkeler” ve “kist hidatik tehlikesinin yüksek olduğu ülkeler” kategorisinde yer alıyor. ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler vatandaşlarını Türkiye’ye seyahat ederken köpek saldırılarına karşı uyarıyor.
Köpek Nüfusundaki Üstel Artış
GÜSODER İstanbul Temsilcisi Dr. Ercan Özçelik, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 2004’te yürürlüğe girmesiyle belediyelerin hayvan nüfusunu kontrol altına alma çalışmalarının durduğunu belirtti. Özçelik, köpeklerin yılda iki defa doğum yapabildiğini ve her doğumda 6-8 yavru verdiğini, bu nedenle köpek nüfusunun katlanarak arttığını söyledi. Özçelik, “Daralan yaşama alanları, sürü psikolojisi ve diğer etkenler hayvanların insanlarla ve yaban hayvanlarıyla olumsuz etkileşimini hızlandırdı,” dedi.
Pandemi ve Köpek Popülasyonu
Özçelik, pandemi döneminde insanların evlerine kapanmasıyla sokaklarda köpek popülasyonunun daha da arttığını belirtti. 2021’de kuduz şüpheli temas sayısının 250 bine yakınken, 2023’te bu sayının 438 bine ulaştığını vurguladı. Özçelik, “Hayvanların nüfusu hızla arttığı için ve sadece kısırlaştırma ile bu sorunun çözülemeyeceği için bu kadar etkileşim kaçınılmaz oldu,” dedi. Özellikle kırsal alanlarda köpeklerin besi hayvanlarına zarar verdiğini ifade etti.
Çözüm Önerileri ve Talepler
Özçelik, sokaklardan, parklardan ve diğer alanlardan başıboş köpeklerin acilen toplanması gerektiğini vurguladı. “Reçetenin bir numaralı ilacı bu köpeklerin toplanmasıdır. Başıboş köpekleri topladıktan sonra yerel yönetimlerin şartlarına göre çözümler geliştirilmelidir. Dernek olarak anayasal hakkımız olan sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkımızı istiyoruz,” dedi. Özçelik, parklar, okullar, hastaneler ve toplu taşıma araçlarının köpek istilası altında olduğunu belirterek, bu durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı.
Avrupa Sözleşmesi ve Kanun Açıkları
Özçelik, Türkiye’nin 2003’te Avrupa Ev Hayvanlarını Koruma Sözleşmesi’ni imzaladığını ancak bu sözleşmenin nüfus kontrol hükümlerinin kanuna dahil edilmediğini söyledi. “Başıboş hayvan” ifadesi yerine “sahipsiz” ifadesinin kullanıldığını belirten Özçelik, “Bu durum başıboşluğu resmileştiriyor. Sağlık ve güvenlik şartlarının aksine bir durum oluşturuyor,” dedi. Ayrıca, sokak hayvanları düzenlemesi konusunda düzenli raporlar hazırladıklarını ve devlet yetkililerine ulaştırdıklarını ifade etti.
Türkiye’nin şu anda Avrupa’da kuduz şüphesi yüksek riski olan tek ülke olduğuna dikkat çeken Özçelik, “Bundan utanç duyuyoruz. Yabancı turistler de bu konuda uyarılıyor. Türkiye’ye gelen yabancılara ‘kuduz aşısı yaptırın’ deniyor. Bu konudan acilen kurtulmamız lazım,” dedi.
Özçelik, “Bir ölüm çok ölümdür, her bir insanın hayatı kıymetlidir ve korunması gerekir. Kamuoyunda beklentiler yükselmişken, bu konuda acılar yaşanmışken, bu durumu daha fazla uzatmayın,” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.A.A.
3 kez okundu