Türkiye Nüfusu 2100'de 50 Milyonun Altına Düşebilir mi?
Kaynak yayın alanı: 2024-07-11T12:00:00
Kaynak güncelleme alanı: 2024-07-11T10:08:00
Kaynak tarihleri aynen korunmuştur; saat dilimi veya tarih çelişkileri ayrıca inceleme gerektirebilir.
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, Türkiye'nin nüfus dinamikleri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin nüfusunun 2040'lara yaklaşıldığında 88 milyona ulaşacağı, ardından ise dramatik bir düşüşle 2100'de 50 milyonun altına inebileceği öngörülüyor. Peki, bu projeksiyonun arkasındaki sebepler neler? Türkiye, Dünya Nüfusunda 18. Sırada 2022'de dünya nüfusunun 8 milyarı aştığını hatırlatan Prof. Dr. Eryurt, Türkiye'nin 85 milyon 372 bin 377 kişilik nüfusuyla dünya sıralamasında 18. sırada yer aldığını belirtti. Ancak, ülke nüfusunun bir önceki yıla göre sadece 93 bin kişi arttığına dikkat çekti. "Cumhuriyetin 100'üncü yılında, Cumhuriyet tarihinin en düşük nüfus artış hızına tanık olduk. Son açıklanan doğum istatistiklerine göre, Türkiye'de doğum oranı 1,51 çocuğa düşmüş durumda. Aslında 2014'ten beri doğum oranları düzenli düşme eğilimi içerisindeydi, 2017 itibarıyla yenilenme düzeyinin altına düşmüştü. Son olarak da 1,51 çocuğa indi." Doğum Oranları Neden Düşüyor? Prof. Dr. Eryurt, İstanbul, Ankara ve İzmir'de doğum oranlarının 1,2 çocuğa kadar düştüğünü ve Türkiye genelinin bu üç ili gecikmeli de olsa takip ettiğini belirtti. Peki, bu düşüş neden kaynaklanıyor? Türkiye ile benzer özelliklere sahip İspanya ve İtalya gibi ülkelerde de doğum oranlarının benzer şekilde düştüğünü vurgulayan Eryurt, bu eğilimin Türkiye'de de devam edeceğini öngörüyor. Nüfusun Geleceği: 88 Milyondan 50 Milyona Prof. Dr. Eryurt, Türkiye nüfusunun 2040'lara doğru yaklaşık 88 milyona ulaştıktan sonra yatay azalan bir eğilime gireceğini ve 2070'lerin ortasına doğru 70 milyonun, 2100'de ise 50 milyonun altına düşeceğini belirtti. Bu öngörü, Türkiye'nin gelecekteki demografik yapısı hakkında ne anlatıyor? "Türkiye nüfusu için uzun süredir '100 milyona ulaşır mı' diye bir beklenti söz konusuydu. Projeksiyon sonuçları, bırakın 100 milyonu 90 milyona ulaşamayacağımızı gösteriyor." Çalışma Çağı ve Yaşlı Nüfus Eryurt, 15-64 yaş aralığındaki çalışma çağı nüfusunun bir süre aynı oranda devam edeceğini, ancak 2075 itibarıyla yüzde 60'ların altına düşmeye başlayacağını ve 2100'e geldiğimizde yüzde 50'ler seviyesinde olacağını belirtti. Sayısal olarak baktığımızda, çalışma çağı nüfusu 2075'te 41 milyona, 2100'de 24 milyona kadar düşecek. "Bu projeksiyon dönemi boyunca en hızlı artacak nüfus aslında yaşlı nüfus. 2050'lerin ilk yarısında her 4 kişiden birinin, 2070'lerin ortasında her 3 kişiden birinin, 2100'lere doğru her 10 kişiden 4'ünün 65 yaş üzeri nüfusa dahil olmasını bekliyoruz." Nüfus Piramidinin Tersine Dönüşü Prof. Dr. Eryurt, 2100 yılında Türkiye'nin nüfus piramidinin tersine döneceğini ve en kalabalık grubun en yaşlı gruplar olacağını belirtti. TÜİK'in her 5 yılda bir nüfus piramitlerini revize ettiğini ve bu ay sonuna doğru yeni verileri paylaşacağını da ekledi. Doğurganlık Oranlarını Artırmak İçin Neler Yapılabilir? Eryurt, doğurganlığın artırılması için alınabilecek önlemler hakkında da önemli değerlendirmelerde bulundu. Kadınların doğum yapmalarını kolaylaştıracak politikaların gerekliliğine vurgu yaptı. "Çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa sahip olmalarının önünde birtakım engeller var, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasında sorunlarla karşılaşılıyor. Geliştirilecek tedbirlerin iş, aile yaşamı uyumunu sağlayacak politikalar olması gerekiyor. Burada en önemli, en kalıcı politika, bakım yükünü kadınların üzerinden almak." Türkiye'de annelik izni süresinin uzatılması, kreş uygulamalarının yaygınlaştırılması ve esnek çalışma modelleri gibi politikaların doğurganlık oranlarını artırabileceğini belirten Eryurt, bu adımların çiftlerin istedikleri sayıda çocuğa sahip olmalarını sağlayabileceğini ifade etti. "Türkiye'de annelik izni süresi çok kısa, gelişmiş ülkelerdeki annelik izni sürelerinin oldukça altında. Bunun 1 yıla çıkarılması önemli bir adım olacaktır." Sonuç olarak, Türkiye'nin nüfus projeksiyonları, ülkenin demografik yapısında önemli değişikliklerin yaşanacağını göstermektedir. Bu değişimlerin yönetilmesi için uygun politikaların geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir.AA