Türkiye’nin Doğurganlık Hızındaki Düşüş: Gelecek İçin Büyük Bir Tehdit Mi?
Kaynak yayın alanı: 2024-07-11T19:30:00
Kaynak güncelleme alanı: 2024-07-11T11:24:00
Kaynak tarihleri aynen korunmuştur; saat dilimi veya tarih çelişkileri ayrıca inceleme gerektirebilir.
AB Ortalamasının Altında Kalan Türkiye Türkiye, uzun yıllar boyunca doğurganlık hızında Avrupa Birliği (AB) ortalamasının üzerinde bir seyir izlemişti. Ancak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2023 yılında Türkiye’nin doğurganlık hızı AB ortalamasının altına düşerek 1,51 seviyesine geriledi. AB'de ise bu oran 1,54 olarak kaydedildi. Bu düşüşle birlikte Türkiye, 27 AB ülkesinden 16'sının gerisinde kaldı. Geçmiş yıllara baktığımızda, Türkiye’nin doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38, 2021 yılında ise 1,70 seviyelerindeydi. Ancak 2023 yılı itibarıyla dünya ortalaması olan 2,31’in de altında kaldı ve ilk 100 ülke arasına giremedi. Gelecekte Nüfus Azalması Riski Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Abbasoğlu Özgören, Türkiye'deki toplam doğurganlık hızının 1950'lerden bu yana genel olarak düşüş eğiliminde olduğunu vurguladı. Özgören, doğurganlık hızındaki bu düşüşün nüfusun yaşlanmasına ve çalışma çağındaki nüfusun azalmasına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. “Türkiye’de doğurganlık hızını durduracak veya yavaşlatacak politikalar 2008'den bu yana gündemde. Ancak, bu eğilimi tersine çevirmek uzun vadeli ve kararlı politikalar gerektiriyor.” Demografik Fırsat Penceresi BM verilerine göre, Türkiye için demografik fırsat penceresi hala açık. Bu dönem, 2040'lara kadar sürecek ve nüfusun yaşlanma hızını yavaşlatmak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Doç. Dr. Ayşe Abbasoğlu Özgören, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye'de doğurganlık hızını dünya ortalamasının üzerine çıkarmak yerine, yenilenme düzeyinin üzerinde tutmak daha gerçekçi bir hedef olacaktır.” Türkiye'nin Yaş Yapısındaki Değişim Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sutay Yavuz ise Türkiye'nin demografik dönüşüm sürecinde olduğunu belirtti. Yavuz, bu sürecin nüfus piramidinin tabanında daralmaya yol açacağını, orta kısmında ve tepe noktalarında genişlemeler olacağını ifade etti. Yavuz, doğurganlık hızının yeniden yükselmesi için çalışma hayatının düzenlenmesi, barınma sorunlarının giderilmesi ve çocuklu ailelerin ihtiyaçlarına yönelik politikalar geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı. “Doğurganlık oranlarının daha fazla düşmemesi için çocuk sahibi olmaya yakın ancak kararsızlık yaşayan insanları destekleyecek politikalar tasarlamak gerekiyor.” Çözüm Önerileri Uzmanlar, doğurganlık hızını artırmak için çeşitli çözüm önerileri sunuyor. Bunlar arasında kentlerde çocuklu ailelerin daha kolay hareket edebileceği alanların oluşturulması, kreş sayılarının artırılması ve genç çiftlere yönelik ekonomik teşvikler yer alıyor. Bu politikaların ısrarlı bir şekilde uygulanması durumunda etkilerinin görülebileceği belirtiliyor.AA