Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, modern tıp teknolojilerini vatandaşların hizmetine sunarak bölgede sağlık devrimi yapmaya devam ediyor. Toplumda oldukça yaygın görülmesine karşın, mahremiyet endişesi ve çekinme duygusuyla tedavisi sürekli ertelenen proktolojik rahatsızlıklar, artık modern yöntemlerle çok daha kolay çözüme kavuşturuluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Kaan Özgül, özellikle halk arasında "basur" olarak bilinen hemoroid hastalığında kullanılan yeni nesil lazer yöntemlerinin, hastaların tedaviye bakış açısını kökten değiştirdiğini vurguluyor.
Lazer Hemoroidoplasti ile Gelen Büyük Kolaylık
Geleneksel cerrahi müdahalelerin aksine lazerle uygulanan tedavi yöntemleri, minimal invaziv kategorisinde yer alarak fark yaratıyor. Bu yöntemde ne bir kesi yapılıyor ne de dikiş atılıyor; sadece hedeflenen sorunlu damar yapısına odaklanılıyor. Op. Dr. Özgül, lazer teknolojisinin sağladığı bu hassasiyet sayesinde enfeksiyon riskinin minimize edildiğini ve operasyon sırasında kanama olasılığının neredeyse tamamen ortadan kalktığını belirtiyor. Bu durum, özellikle operasyon korkusu olan hastalar için büyük bir motivasyon kaynağı haline geliyor.
“Hastalarımızın çoğu 24 saat içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir. Lazer cerrahisi kesi ve dikiş gerektirmediği için minimal invaziv bir yöntemdir, bu sayede enfeksiyon ve kanama riski de oldukça düşüktür. Ameliyat sonrası ağrı daha az hissedilmekte ve makat kasları tamamen korunmaktadır.”
Operasyonun en dikkat çekici yönlerinden biri de makat kaslarının tamamen korunmasıdır. Geleneksel yöntemlerde nadiren de olsa görülebilen kas hasarı riski, lazerli müdahalede ortadan kalkarak hastanın gelecekteki yaşam kalitesini güvence altına alıyor. Ameliyat sonrası dönemde hastalar çok daha az ağrı hissediyor ve vakaların büyük bir çoğunluğu, müdahaleden sadece 24 saat sonra rutin yaşamlarına sorunsuz bir şekilde dönebiliyor. Bu hız, iş ve sosyal hayatından kopmak istemeyen modern insanın en büyük öncelikleri arasında yer alıyor.
Erken Teşhis Hayat Kurtarır
Hastalara yönelik hayati uyarılarda bulunan Op. Dr. Mert Kaan Özgül, belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Makat bölgesinde meydana gelen kanama, kaşıntı, akıntı veya şiddetli ağrı gibi şikayetlerin, sadece hemoroid değil daha ciddi sorunların da habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Dr. Özgül, vatandaşların çekinmeden genel cerrahi polikliniklerine başvurmalarının önemini vurgulayarak, hastane yönetiminin bu ileri teknoloji cihazların temini ve halkın hizmetine sunulması konusundaki desteğine ayrıca teşekkürlerini sunuyor.
Tedavi Olan Hastaların Başarı Hikayeleri
Hastanede uygulanan bu yöntemle sağlığına kavuşan vatandaşların memnuniyeti, başarının en canlı kanıtı olarak göze çarpıyor. Uzun süredir anal fissür sorunuyla mücadele eden Mehmet Kayhan, lazerle gördüğü tedavinin ardından yaşadığı konforu dile getirerek kısa sürede taburcu olmanın sevincini yaşadığını ifade ediyor. Tedavi gören hastaların ortak görüşü, sürecin beklediklerinden çok daha ağrısız ve hızlı ilerlediği yönünde birleşiyor.
“Anal fissür şikâyeti nedeniyle uzun süredir sorun yaşıyordum, lazer yöntemiyle konforlu bir tedavi süreci geçirdim ve kısa sürede taburcu oldum. Yaklaşık bir yıl önce tedavi olan bir hasta olarak ameliyatım sorunsuz geçti ve 24 saat içinde normal hayatıma döndüm.”
Yaklaşık bir yıl önce aynı klinikte lazer tedavisi olan Hasan Kaya ise yaşadığı süreci mucizevi bir iyileşme olarak tanımlıyor. Ameliyatın hemen ertesi günü hastaneden yürüyerek ayrıldığını belirten Kaya, aradan geçen bir yılın ardından hiçbir şikayetinin kalmadığını söyleyerek sağlık çalışanlarına olan şükranlarını sunuyor. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki bu teknolojik atılım, sadece yerel halk için değil, çevre illerden gelen hastalar için de umut ışığı olmaya devam ediyor. Haber Feyzi DONAN